DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2448

Dikkat!.?ncinen insan, yapt???n? y?kar hale gelebilir!..

ŞAHİN

06.12.2004  PAZARTESİ

 

Diyorum ki: Sakın çalıştığınız hizmette kimseyi incitmeyin; ama bundan mühimi de, siz kimseden incinmeyin!.

Evet, siz kimseden incinmeyin. Çünkü, incinen insanı şeytan ve nefis derhal takibe alarak yaptığını yıkar hale getirinceye kadar öfke pompalar. ?Sen buna layık değildin, senin gibi bir hizmet ehline bu yapılır mı?? diyerek ona bir yanlışlık yaptırıncaya kadar rahatsızlığını körükler.

Böyle darılma ve kırılmalarda nefsani körüklemeleri durduracak cevap şudur:

- Ey nefis, gerçekten de körüklediğin gibi layık olmadığım bir muameleye maruz kalmışsam, ben bunu hizmetim adına sineye çekiyorum. Yaptığımı yıktıramaz, inandığımı inkar ettiremezsin!.. Evet, nefsi susturacak, şeytanın körüklemesini durduracak tek cevap budur. ?Hizmetim adına sineme çekiyorum? diyebilmek. Bunu diyebilen kurtulur, diyemeyen ise yaptığını yıkar, inandığını inkar eder, minare başından kuyu dibine düşmeyi bile göze alabilir.

Bunun örneklerini bugün gördüğümüz gibi, geçmişte, hatta sahabe zamanında da görmekteyiz. Nitekim sahabe arasında dahi hizmette incinenler olmuş; ama ?hizmetim için sineme çekiyorum? diyenler yaptığını yıkmaktan kurtulmuş, imtihanı vermişlerdir. Ancak sineye çekme sabrı gösteremeyenler ise Resulüllah (sas)?ın hayatını tehlikeye atacak teşebbüslere dahi girişmişler, böylece incinen insanın nelere tevessül edebileceğini de fiilen göstermişlerdir. İşte size mesaj dolu yaşanmış bir olay:

Efendimiz (sas) Hazretleri, Veda Haccı için Mekke?ye müteveccihen yola çıkmıştı. Bu yolculuk esnasında Efendimiz (sas)?e hizmet görevi Muammer bin Abdullah?a verilmişti. Ancak bu hizmete kendisinin daha layık oluğunu düşünen başka kimse de vardı. Bu kimse kendine verilmesi gereken hizmetin başkasına verilmek suretiyle hakkının yendiğini kabul ediyordu. Bundan dolayı incinmiş, hatta kırılmıştı bile.

Yol boyunca hep hakkı olan hizmetin kendisine verilmediğini düşünen adam, nihayet bu hakkını almanın çaresini de buldu. Ama nasıl? Gece Efendimiz?in devesi yakınına sokulacak, içinde Resulüllah?ın bulunduğu mahmilin devenin karnı altından geçen iplerini gevşetecek, böylece mahmil bir tarafa sarkarak Resulüllah?ı düşürecek hale gelecek, işte bundan sonra, Muammer?in bu işe ehil olmadığı meydana çıkacak, layık olan kendisi tayin edilecekti.

Gerçekten de düşündüğünü tatbik safhasına koydu. Gecenin karanlığından istifade ile Resulüllah?ın devesi yanına sokularak karın altından geçen kolanları gevşetti; kolanın gevşemesinden sonra Resulüllah?ın içinde bulunduğu mahmil bir tarafa sarkmış, tehlike meydana gelmişti bile. Her an düşme olabilir, hayati tehlike bile söz konusu hale gelebilirdi. Bunu hisseden Resulüllah, karanlıkta ilerleyen Muammer?e seslendi:

- Mahmilin ipini iyi bağlamadın galiba, sarkmalar oluyor bir yana. Düşebiliriz...

- Ya Resulallah sıkı sıkıya bağladığımı iyi biliyorum. Buna rağmen gevşemişse şüphe ettiğim biri, benim hizmetinize layık olmadığımı ispatlayıp yerime geçmek için gevşetmiş olabilir, dedi.

Resulüllah incinen insanların böyle şeylere dahi teşebbüs edebileceğini biliyordu. Onun için ihlaslı hizmet görevlisine teminat verdi:

- Endişe etme, dedi. Kendini büyük gören bencilleri senin yerine tayin etmem!..

Devenin karnı altından geçen kolanlar yeniden sıkıca bağlanarak düşme tehlikesi önlenip yola devam edildi. Böylece hizmetin kendisine verilmeyişinden incinen insanın, duygularını kontrol etmezse Resulüllah?ın hayatını tehlikeye atmayı dahi göze alabileceği gerçeği ortaya çıkmış oldu... Asr-ı Saadet?in özelliği budur zaten. Orada kıyamete kadar yaşanacak olayların örnekleri yaşanacak ki, sonra gelenler o örneklerden ders alsınlar da, incitmesinler, özellikle de incinmesinler. İncinirlerse duygularını kontrol altına alsınlar, imtihanı kaybetmesinler...

Unutmayalım ki, hemen herkes, hepimiz adayız böyle imtihanlara. O gün çölde devenin karnı altından geçen kuşağı gevşetmekle kaybedilmiş bu imtihan! Bugün ise internet sayfalarında, gazete köşelerinde, ekran ve mikrofonlarda kaybedilebilir aynı imtihan

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org