DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2823

Sıkıntılar sabırla sevaba çevrilir...

Bir adam gelip şöyle sordu:

? Ya Resulallah bana öyle bir anlayış haber ver ki onunla amel edince cennete gideyim!

Şöyle cevap verdi Allah Resulü, cennete gitmek isteyen adama:

? Allah?ın senin hakkındaki kaza ve kaderine razı ol, şikâyet etme, istediğine kavuştun gitti!

* * *

Evet, bir insan, Allah?ın kendisi hakkındaki takdirlerine nefsini razı eder de ne gelirse itaat edip, şikâyete yönelmezse gerçekten de cenneti kazandı gitti demektir. Neden böyle? Çünkü insanın hayatında hep iyi şeyler yaşanmaz. Bazen yokluk, hastalık, çeşitli sıkıntı hayatı sıkar, zorlaştırır. Dayanma gücünü azaltabilir...

İşte böyle anlarda Allah?ın takdirine rıza göstermek, Müslümanın temel vasfıdır.

Bu temel vasfın imanlı insana kazandırdığı misilsiz sevabı Efendimiz (sas) bir hadislerinde şöyle ifade buyurmuşlardır:

? Hayret ederim müminin Allah?ın takdiri karşısındaki teslimiyetine. Ona üzücü bir musibet verse sabreder kazanır. Sevindirici bir nimet lütfetse şükreder yine kazanır!

Daha doğrusu kadere razı olan mümin, başına gelen her hali teslimiyetle karşıladığından rahatlık gelse de kazanır, sıkıntı gelse de kazanır. Kazaya rıza hali, onu bu makama, bu rahata yükseltir.

Şurası bir gerçektir ki, insan hayatı boyunca maruz kaldığı sıkıntı ve musibetlere ne kadar dayanır, sabır ve teslimiyetle mukabele ederse o nispette olgunlaşır, Allah yanında makamı yükselir.

Bu konuda bir hadislerinde Efendimiz (sas) Hazretleri şöyle buyuruyor:

? Sıkıntı ve musibetlere sabreden insanlar Allah yanında öyle yüce makamlara mazhar olurlar ki, ibadetleriyle o makamlara çıkamazlar!. Nitekim bu konuyu bir misalle izah eden Lokman Hekim de şöyle der:

? Nasıl madenin kıymetlisi ateşe verilince üzerindeki pası dökülüp altından öz cevheri meydana çıkarsa, Allah?ın sevdiği kulları da maruz kaldıkları musibetleri teslimiyet ve sabırla karşılayarak olgunlaşır, Allah?ın saf, temiz kulları olduklarını meydana çıkarmış olurlar. Başa gelen musibet ve sıkıntıları ikiye ayıran alimlerimiz derler ki:

? Kulun maruz kaldığı musibetler bazen makamının yükselmesi için olur. Bazen de işlemiş olduğu günahın cezasının ahirete tehir edilmeyip burada verilmesinden dolayı olur. Her iki hal de kulun lehinedir. Kul bu inceliği bilirse tabi. Bu konuda yaşanmış şu olay fevkalede çarpıcı bir belge mahiyetindedir. Sahabeden bir zat cahiliye devrinde tanıdığı bir kadınla karşılaşır yolda. Sohbetten sonra ayrılıp da giderken kadına doğru bakarak yürüdüğünden ayağı çukura girip yere düşer, kolu kırılır. Doğruca Resulüllah?ın huzuruna gelen sahabi durumu aynen anlatınca Efendimiz (sas) şöyle açıklamada bulunur:

? Allah, bir kulunu severse onun işlemiş olduğu günahının cezasını burada takdir eder, ahirete tehir etmez! Böylece kul burada cezasını çektiğinden ahirette kurtulur. Anlaşılan kolun kırılması, geriye doğru ısrarla bakmanın dünyevi bir cezası olarak yorumlanmıştır.

* * * ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org