DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2712

Akla kapı aç, iradeyi elden alma anlayışı!..

?

Meşhur sözdür:-Büyüklerin sözleri, sözlerin büyükleridir.Öyle olunca bugün sizlere sözlerin büyükleri olan büyüklerin sözlerinden birini arz etmek istiyorum.

-Niçin böyle bir sözü arz etmek istiyorum? Çünkü bu gibi sözler anahtar sözlerdir. Bu sözleri zorlandığınız yerlerde anahtar gibi kullanır, kapalı kapıları ardına kadar açar, çıkış yolu bulabilirsiniz.

Diyelim ki, beyinizi, hanımınızı, oğlunuzu, kızınızı olmasını istediğiniz çizgide bulmuyor, ama istediğiniz çizgiye de getirmeyi istiyorsunuz! Böyle bir zorluğunuz var. Çare nedir? Susup da seyirci kalmak, diyemezsiniz. Çünkü susmak hem sizi rahatsız eder; hem de görevinizi yapmamış duruma düşebilirsiniz. Çare, bildiğiniz doğruları anlatmak, düşündüğünüz gerçekleri dile getirmek. Ama nasıl anlatacak, size düşeni nasıl ifade edeceksiniz ki, yara yapmadan tedavi etmiş, tahribe sebep olmadan tamirde bulunmuş olasınız?

Bütün mesele bu noktada, bu üslubun tayin ve tespitinde. İşte burada büyüklerin anahtar sözleri imdadımıza yetişiyor, Müceddid?üz-zamanı dinliyoruz. Meşhur sözünde diyor ki: Akla kapı aç; iradeyi elden alma! Evet, muhatabın aklına, mantığına kapı aç, muhakemesine, muhasebesine düşündüğün doğruları aktar, anlat. Ama tahrik etmeden, teşhire sapmadan, düşünmesini önleyecek öfkeye sebep olmadan. Dayatma ve diretmeye gitmeden. Yani, ?Aklına kapı açarak, iradesini elinden almayarak? kararı yine de vicdani muhasebesine bırakarak. ?Benim bildiğim doğru budur, yine de sen bilirsin.? diyerek.

Şunu da unutma ki, kimse kimseyi zorla, tepkiyle istediği çizgiye getiremez. Dilediği doğruyu benimsetemez. Hidayet ve istikamet, Allah?ın dilemesine, Rabb?imizin hikmetine bağlıdır. Ne zaman, ne mekanda senin istediğin olacak, orasını hikmet sahibi Rabb?imize bırak, ümidini yitirme. Mutluluğuna gölge düşürme ve de ki: Rabb?im, ben aciz bir kulum, istikamet düzeltmek benim haddim değildir. Benim görevim, akla kapı açmak, iradeyi elden almamaktır. Ben bunu yapmaya çalışıyorum, gerisi senin adil takdirindedir. Bundan sonrası sana aittir!.. Tıpkı Allah?ın sevgili kulu Rabia?nın dediği gibi:

Gecenin karanlığında evine giren hırsız alıp götürecek bir şey bulamaz. Çıkıp gitmek üzere iken kıldığı namazı bitiren Rabia, hırsıza ihlasla seslenir: -Ey Allah?ın kulu, kusura bakma, evimizde sana yarayacak bir şey yoktur. Ne olur kapının yanındaki ibrikten bir abdest al, iki rekat namaz kıl da Rabia?nın evinden büsbütün eli boş çıkma!..

Rabia?nın akla kapı açıp, iradeyi elden almayan bu ihlaslı sözü etkisini gösterir, hırsız yanındaki ibrikten titreyen elle tutarak abdestini alıp namaza durur. Durur da gözyaşları içinde secdeye iner. İşte bu sırada ellerini açan Rabia şöyle yalvarır: -Rabb?im der, ben bana düşeni yaptım bundan sonrası sana aittir!.. Demek isterim ki, siz de size düşeni yapın, akla kapı açın iradeyi elden almayın. Sonra da ellerinizi açıp iltica edin:

-Rabb?im, ben bir aciz kul olarak bana düşeni yapıyorum, bundan sonrası sana aittir! Kalbine, gönlüne doğruları sen ilham eyle!..

Vakti zamanı gelince layık olanı ne ise o olacak, İlahî takdir yerini bulacaktır.

31.03.2005

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org