DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2107

Düşerek mi, yükselerek mi yaşıyoruz?

AHMED ŞAHİN

26.07.2005  SALI

 

Konuyu daha net ifade edebilmek için şöyle sormak istiyorum:

-İçinde bulunduğumuz şu devrede günlük manevi hayatımızı yükselerek mi yaşıyoruz, yoksa düşüşe geçerek mi acaba?

Günün sorusu bu gibi geliyor bana... ?Bunu anlamak mümkün mü?? diyebilirsiniz. Maneviyat büyüklerinin yaptıkları değerlendirmelere bakınca böyle bir tespitin mümkün olduğunu görmekteyiz. Dinî hayatınızda yükselme mi var, yoksa düşüş mü... Tekamül mü söz konusu, yoksa tesafül mü? Anlamak kabil diye düşünmekteyim.

Büyükler diyorlar ki:

-İşlediğiniz sevaplardan ciddi şekilde seviniyor, maruz kaldığınız günahlardan da aynı ciddiyette üzülüyorsanız manevi hayatınızda düşüş yok, demektir.

Böyle değil de durum bunun tam aksine ise, yani:

-İşlediği sevaptan ciddi şekilde sevinmiyor, maruz kaldığı günahtan da aynı ciddiyette üzülmüyorsa insan, onda düşüş başlamış, irtifa kaybederek yaşıyor demektir. Çünkü, sevabından dolayı sevinmek, günahından dolayı da üzülmek imanın özelliğindendir. Bu özelliğini koruyan kimse, kendisini sevindirecek sevapları yapmaya istek duyacak, üzecek günahlardan da uzak kalmaya gayret gösterecektir. Kaybetmediği üzülme ve sevinme duygusu, ona bu azmi ve gayreti verecektir. Hep yükselerek devam edecektir.

Düşüş ne zaman başlar?

-İşlediği günahtan dolayı ciddi bir üzüntü duymuyor, tevbe istiğfara gerek görmüyor, sevaptan dolayı da mutluluk hissetmiyor, şükür duygusuna girmiyor. Nerede ise, benden adam olmaz, diyerek günahla sevap nazarında eşit hale geliyor. Böyle ümitsiz hallerde hızlı şekilde irtifa kaybı başlamış demektir. Bu düşüşün sonu nereye kadar iner kestirilemez. Çünkü onu düşüşten caydıracak vicdan sızısı, pişmanlık duygusu yok olmuştur iç dünyasında.

Bu meselenin üzerinde çok duran maneviyat alimleri konuyu şöyle özetliyorlar:

-İşlediğiniz sevaptan ne kadar seviniyorsanız o kadar müminsiniz, irtikap ettiğiniz günahlardan da ne kadar pişmanlık hissediyorsanız o kadar Müslüman?sınız! Meselenin özü budur.

Nitekim bir adam Resulullah Efendimiz?e gelerek günahlar karşısında irkilme, sevaplar karşısında da sevinme hissini sormuş. Efendimiz?in açıklaması ise şu mealde olmuştur:

-İmanı kuvvetli mümin günahını üzerine yıkılacak dağ gibi büyük görür, hep tevbe, istiğfar halinde olur. İmanı zayıf kimse ise günahlarını burnu ucuna konmuş sinek gibi basite alır, tevbe istiğfar gereği duymaz!

İsterseniz bu önemli konuyu bize bakan yanıyla şöyle bağlayalım:

-Mümkün oldukça hayatımızda bizi sevindirecek sevabı çoğaltmalı, yine mümkün oldukça bizi üzecek günahı da azaltmalı, hatta günahımızı üzerimize yıkılacak dağ gibi büyük görmeli, hep vicdan azabı çekmeliyiz. Neden böyle olmalıyız? Çünkü sevabından sevinen insan, kendisini sevindiren şeyi eninde sonunda daha çok yapmaya yönelir. Günahından üzülen insan da, kendisini üzen şeyi eninde sonunda hiç yapmama gereği duyar. Böylece bu duygular, insanın manevi hayatını düşüşten kurtarır, yükselmesine sebep olur. Yeter ki imanın işareti olan sevabından sevinip günahından üzülme özelliğini kaybetmesin...

21.07.2005

e-posta adresi:a.sahin@zaman.com.tr

 

Habere yorum ekle      Yazıcı uyumlu sayfa      Arkadaşıma gönder


Bu haber ile ilgili yorumlar (Toplam:3 adet)

  • Farklısınız

    Malesef Türkiye ve dünyanın gündemi insanın içini karartıyor,mantıklı olan veya olmayan komplo teorileri, düzeltmek için gücü...

    Muzaffer

  • allah sizden razı olsun hocam

    yazın gelmesi ile kendimde inanılmaz bir rehavet ve ibadetlere karsı lakaytlık hissediyorum ne yazıkki! zaman zaman silkinip ...

    akasya

  • selamun aleykum...

    tam ihtiyaca binaen yazılmış bir yazı çok begendim. zaten ahmet hocanın bütün yazıları gayet açık ve net oluyor bu nedenle in...

    saliha

»» Yorumların detaylarını okumak için tıklayınız ««

 


Diğer yazıları

 Bu Bölümde Ara:

 

BÜTÜN YAZARLAR

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org