DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 5034

Zekât ve fitre kimlere verilmez

?

Bilindiği üzere fitre, yaşayan her insan için bir yaratılış borcu ve baş göz sadakasıdır. Bu sebeple ekonomik durumu müsait olan aile reisi, sorumluluğunu yüklendiği ailenin her ferdi adına birer fitre vermekle yükümlü tutulmuştur.

Hatta bayram gecesi sabaha karşı dünyaya gelen bebeğin dahi şükür sadakasını vermesi gerekir. Çünkü bebek de nihayet yaratılma nimetine kavuşmuştur. Onun için de şükür gerekmekte, fitresi vacip olmaktadır... Üç mezhebe göre farz, Hanefi?ye göre de vacip olan bu şükür sadakası fitreyi vermiş olmak için, en son, bayram günü ikindi namazına kadar muhtaçlara ulaştırılmış olması gerekmektedir. Hicretin ikinci senesinden itibaren verilmeye başlanan bu yaratılış sadakasının son veriliş vakti, bayram gününün ikindisine kadardır. Bundan sonraya bırakılması haramdır. Ama bırakılırsa yine de verilmeli, borçlu kalınmamalıdır. Bu sebeple, Ramazan?ın başından itibaren münasip yerler aranır, en muhtaç yer neresi ise orası bulunarak verilip bayram sevincini ortak yaşama duygusu sağlanmış olur. Şurası da bir gerçektir ki, zekatı nasıl zenginler veriyorsa fitreyi de öyle zengin kimseler verirler. Ancak zekat zengini ile fitre zengini arasında küçük bir fark vardır. Şöyle ki: Zekat zengininde servetin üzerinden sene geçmesi gerekirken, fitre zengininde sene geçmesine gerek olmaz. Servete bayram gününde sahip olsa yine fitresini vermesi gerekir. Zekat gibi sene geçmesini bekleme izni yoktur.

Oturulan eve, kullanılan arabaya, kirada bulunan mülklere, işyerindeki demirbaş makine ve malzemelere zekat düşmediği halde bunlar fitreyi gerektirmekte, bunlara sahip olanlar fitre zengini sayılmaktalar...

Fitrenin miktarını tespite gelince: Şafii?ye göre farz, Hanefi?ye göre vacip olan fitrenin miktarını tespitte şöyle basit fakat gerçek bir kıyas yapılabilir: Her sene müftülükler bulundukları semt sakinlerinin iki öğün yemekte ödeyecekleri parayı, fitrenin miktarı olarak ilan ederler. Bu sene ilan edilen fitrenin alt sınırı dört milyon ile insan bulunduğu yerde sabah akşam olmak üzere iki öğün yemek yiyerek karnını doyurabiliyorsa, işte bu miktar o yerin fitre miktarını ifade etmiş olur! Öyle ise fitre verecek insan önce bir nefs muhasebesi yapmalı, kendisi iki öğünde ne kadar parayla karnını doyuracaksa o miktarı vereceği fitrenin ölçüsü olarak tespit etmelidir. Daha yukarısını vermede bir mahzur yoktur; ama sevap çoktur.

Zekat-fitrenin mükellefleri ayrı mı?

Zekatta servet kiminse zekat borcu da onundur. Ailenin şahsına ait malı bulunmayan diğer fertlerine zekat borcu yüklenilemez. Ancak fitrede öyle değildir. Fitre, zekat verecek kimsenin aile fertlerinin her biri adına da vermesi gereken bireysel borçtur. Her fert adına birer fitre ayırıp ihtiyaç sahibine takdim etmek zengin aile reisinin üzerine yüklenmiş mükellefiyetidir. Uzakta olan çocukların fitrelerini ya bizzat aile reisi vermeli, yahut da haberleşerek herkes kendi fitresini vermeye alıştırılmalıdır.

Hanımların ziynetlerinin zekatlarına gelince: İlk tespitlere göre 85 gram, en son Diyanet?in tespitine göre ise 80 gramı geçen ziynet altınlarının tutarı olan paradan zekatı verilmelidir. Bu miktardan aşağıda olanlara zekat gerekmemekte, hanımın ziynet hakkı olarak kalmaktadır. Ziynetin sahibi hanım olunca zekat borçlusu da hanım olacaktır elbette. Ancak, hanımın verecek imkanı mevcut değilse, beyi de bir cömertlik gösterme imkanına sahip görünmüyorsa, hanım Şafii?ye niyet ederek böyle bir yükümlülükten çıkmayı düşünebilir.. Bilindiği üzere Şafii?de, ziynetler asli ihtiyaçtan sayıldığından zekata tabi olmazlar. Ziynet zekatını vermede zorlanan hanımlar böyle bir çıkış yolu bulmuş olabilirler. İhtiyaç duyulan yerlerde bir başka hak mezhebin görüşüyle amel etmek caiz görülmüştür. Tabii bu ihtiyacı duyanlar içindir bu çare.

Zekat ve fitre; anaya, babaya, nineye, dedeye, kendi oğluna, kızına ve torunlara verilmez. Ayrılmış oğlan kız kardeşlere teyze, dayı, hala, kayınvalide, kayınpeder gibi akraba ve komşulara, incitmeyen bir dille takdim edilebilir. Ne olduğunu açıkça söylemeye gerek olmaz.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org