DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2757

ANALARINA HİZMET EDEN İKİ KARDEŞİN MACERASI

İki kardeştiler. Sırtlarını dayayacakları bir anaları kalmıştı hayatta. Babaları çoktan vefat etmiş, diğer komşuları da pek yakınlık göstermez olmuşlardı. Artık iki gözleri gibi bakmalıydılar analarına.

Nasıl bakmasınlar? Sık sık gittikleri camide vaaz veren Hoca Efendi’den duydukları kulaklarına küpe olmuştu âdetâ. Ne diyordu Hoca Efendi:

– Ana baba hakkı hakların en mühimidir. Sakın ana babanızı darıltmayasınız; gönlünü, kalbini incitmeyesiniz. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde önce kendi hakkını, hemen arkasından da ana baba hakkını hatırlatıyor, kendi hakkını eda etikten sonra arkasından ana baba hakkını yerine getirmeyi emrediyor. Yaşlılık ve başka sebeplerle meydana gelen kusurlarını, zahmet verici hallerini bahane ederek sakın ana babanıza hürmetsizlikte bulunmayın. Sonra günün birinde aranızdan ayrılırlar, yapmadığınız hizmetlerden dolayı kalbinizde derin bir sızı kalır, üzüntüden kurtulamaz olursunuz...

Gerçekten de öyleydi. Rahmetli babalarını zamanında pek memnun edememişler, vefatından sonra kalblerinde meydana gelen derin ıztırabı da halen dindirememişlerdi.

Hiç olmazsa analarını memnun etmeli, ondan böyle bir ıztıraba düçar olmamalıydılar.

Bunun için düşündüler, buldukları çareyi de şöyle konuştular:

– Anamızı memnun etmek ikimizin de vazifesidir. Ancak buna şöyle bir çare bulalım, hizmeti sırayla yapalım. Bir gece birimiz, diğer gece de birimiz nöbet tutalım. Böylece anamızın hizmetinde kusur etmeyelim...

Bu fikri uygulama safhasına koydular. Bir gece biri hizmet ediyor, öteki gece de diğeri hizmete başlıyordu.

Ne var ki büyük kardeş bu halden pek tatmin olmuyordu. O düşünüyordu ki, kendisinin yaşı büyümüş, günah ve kusurları da çoğalmıştır.

Aklına geleni küçük kardeşine teklif etti:

– Sevgili kardeşim, ne olur bazı geceleri hizmet nöbetimi sen devral. Benim yerime hizmeti sen yap. Ben günahı çok olan biriyim, Rabbime ibadet edeyim, affımı dileyeyim. Sonra seninle anlaşırız...

Küçük kardeş, buna itiraz etmedi.

Artık hizmetin çoğunu küçük yapıyor, büyük de sabahlara kadar nafile namaz kılıyor, gözyaşı döküyordu.

* * *

Bir gece o kadar namaz kıldı, o kadar gözyaşı döktü ki takatsız düşüp başını koyduğu secdede uykuya daldı. Rüya gibi bir şey gördü. Kendisine şöyle sesleniyorlardı:

– Bu kadar çok üzülme. Seni affettik!

Sevindi, kalbi küt küt atmaya başladı. Yine de rüyadan ayrılmak istemiyordu.

– Demek ki ibadetlerim kabûl oldu, dedi. Gelen ses bu düşünceye katılmıyor, şöyle diyordu:

– Hayır, senin ibadetin hatırına kabûl etmedik. Kardeşinin ibadeti hürmetine kabûl ettik. Anasına hizmeti, senin ibadetinden üstün olduğundan, hem onu, hem de onun hürmetine seni kabûl ettik.

Kalkıp koşarak küçük kardeşine gitti:

– Senin nöbetini ben tutayım, sen git, namaza başla, dedi.

Küçük kardeşi ağabeyine mânâlı şekilde tebessüm etti:

– Geçmiş ola, dedi. Şimdi kim olsa anasına hizmet nöbetini devralır. Rüyayı görmeden önce olacaktı o iş!..

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org