DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1952

DÜŞMANLA SAVAŞMA NİYETİYLE EVDEN ÇIKTI, YOLDA TİCARETE DALDI

Sokakta dolaşan dellal, sesi çıktığı kadar bağırıyordu:

– Ey ahâli! Düşman hudutlarımızın yakınlarına kadar yaklaşmıştır. Eli silah tutan herkesi düşmanla savaşmaya çağırıyorum. Cephedeki askerlerimize yardım edecek yiğitler, Allah rızası için savaş meydanına koşsun.

Evinin bir köşesinde Kur’an okumakta olan Üzeyir Efendi, dellalın sözlerini duyar duymaz yerinden fırlayarak duvarda asılı duran silahını kaptığı gibi sokağa fırladı. Hiç kimseyi beklemeden yola koyuldu. İçinden geçen duygular, onu bir an evvel cepheye erişmeye zorluyordu. Düşmanla savaşacak, belki gazi, belki de şehid olacaktı. Ama niyetinde şehid olmak ağır basıyordu.

Bir müddet yürüdükten sonra, yolda bazı kimselerin alış verişle meşgul olduklarını gördü. Askerlerin erzakını taşıyacak çuval alıp satıyorlardı. Durdu, düşündü. Cebindeki parasını hesap etti. Hemen bir kaç çuval alıp satmayı tasarladı. Böylece bu fırsattan istifade ile ticaret yapacak, kâr edecekti. Nitekim aldığı çuvalları biraz ilerdeki köyde satıp, bir hayli para kazandı ama, cepheye zamanında yetişmekten de mahrum kaldı. O vardığında, düşman yenilmiş, savaş bitmişti. Yol yorgunluğunu atmak için şöyle bir ağacın altına oturup uyuklamaya başladı.

Sırlı bir rüyaya dalmıştı. Melekler gelmişler, meydandaki şehidleri ve gazileri sayıyorlar, onları Allah yanındaki derecelerine göre yazıyorlardı. Yazma sırası kendisine gelince melek yanındakine talimat verdi:

– Bunu da yazın. Ama gaziler sırasına değil.

Yazım meleği sordu:

– Ya kimlerin sırasına yazacağız.

– Ticaretçiler sırasına.

Bu söze itiraz eden Üzeyir Efendi:

– Olmaz, dedi. Ben savaşa katılmak için evden çıktım. Ama cepheye geç kaldım. Beni de gazi olarak yazmalısınız.

Melek şöyle cevap verdi:

– Doğrudur. Sen savaşa katılmak için çıktın. Çıkarken niyetin halisti. Ya şehid, ya gazi olacaktın. Ama yolda menfaat arzusu sana galebe çaldı, hırsının esiri olup işi ticarete döktün, çuval alış satışıyla savaştan geri kaldın. Niyetini bozmayıp menfaat için geri kalmasaydın, seni gaziler sınıfına yazdırırdım. Ama sen niyetini değiştirdin. Şahsi kazancının peşine takıldın.

Üzeyir Efendi ağlamaya başladı. Şehid olmak için çıktığı yolda, gazi dahi olamayışının ezikliğiyle göz yaşı dökerken diğer melekler rica ettiler:

– Gerçi yolda menfaat arzusuyla gecikti, ama yine de çıkışı savaş niyetiyle olmuştur. İlk çıkışı hürmetine, bunu da gaziler sırasına yazalım.

Yazım meleği:

– Peki, dedi, yazın, bunu da yazın, ama gazilerin en son sırasına.

Bu arada meleklerden biri geldi. Üzeyir Efendi’ye şöyle nasihatta bulundu:

– Sen ihlasını bozmamalı, niyetini değiştirmemeliydin. Allah rızası için çıktığın yolda devam etmeli, menfaat işini bu niyetinin içine sokmamalıydın. Bak, az kalsın gazilikten mahrum kalıyordun. Bereket versin ki, yola ilk çıkarken duyduğun ihlâs ve hasbîlik, seni kurtardı; son sırada da olsa, yine gaziler arasına girmeni sağladı.

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org