DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4475

PÎRİ PAŞANIN OĞLUNA BEDDUASI

Büyük devlet adamlarından biri olan Pîri Mehmet Paşa, Yavuz ve Kanunî’nin başveziri olmuş; doksan senelik uzun bir ömür devresinde padişahlara doğru söz söylemesi ve sağlam fikir vermesiyle tanınmıştır.

Bu doğru sözlülüğünden olacak ki, Yavuz’un zaman zaman:

– Paşa, dediğin gibi çıkmazsa boynunu vururum, haberin olsun! Gibi şaka yollu ikazlarına mukabele olarak:

– Sultanım, bilirim ki, bir gün başımı vuracaksın. Bari hemen vur da sık sık ölmekten kurtulayım, deyince, tebessüm eden Yavuz, ona şu anlamlı cevabı verir:

– Pîri Paşa! Ben de düşünürüm dediğini. Ne yazık ki senin başını aldıktan sonra, yerine koyacak baş bulamam!

Böylesine kendini devlete feda eden Pîri Paşa’nın doksanı geçen yaşını gözönüne alan Kanuni, bu baba yâdigarı devlet adamını memnun olacağı bir maaşla emekliye ayırıp, Edirne’de oturmasını sağlar.

Pîri Paşa burada hayatının son demlerini yaşarken, Seferden dönen Kanuni, kendisini ziyarete gelir, yaşlılık devrelerinde onun gönlünü alır.

Kaderin hükmüne bakın ki, Padişahın arada sırada bu emektar Paşa’yı ziyareti, yerine geçmiş olan zayıf karakterli İbrahim Paşa’yı ürkütür. Günün birinde Padişahın yine Pîri Paşa’yı getirip kendisini makamından mahrum edeceği vehmi, ona bir hile düşündürür. Nihayet düşündüğü şeytanî fikrini de tatbik safhasına koyar.

İçine öldürücü zehirler kattığı bir macunu, Pîri Paşa’nın ayyaş oğlu Mehmed Efendi’ye ulaştırırken, O’na şunu da duyurur:

– Babana bu macunu yedirirsen hem onun mirasına konar, bolca içki parası bulursun; hem de benim çil çil altınlarımı almayı hak edersin!..

Bir evlad babasına bunu yapar mı? Yapar.

Zira Peygamberimiz:

– İçki bütün kötülüklerin anasıdır, buyurmuştur. İşte böyle bir kötülüğün mübtelası olan oğul Mehmed Efendi de, söyleneni yapmaya meyleder. Hem içki parası, hem de miras meselesi zihnini çeler. Nihayet Paşa babasına varıp şeytanî teklifini yapar:

– Sultanımız ziyarete gelecekmiş, mecalsiz görünmemek için şu macunu ye, kuvvet kazan, Padişahı ayakta karşıla!

Pîri Paşa ayyaş oğlunun ihanetini anlayamaz, dediğini yapar, macununu yer. Yer ama, hemen odanın tavanı da başı üzerinde dönmeye başlar. Daha sonra karnındaki ağrılardan, kendisine yedirilen zehiri anlar. Anlar ama iş işten geçmiş, geriye bedduadan başka imkan kalmamıştır.

Son anda söylediği tek cümlelik korkunç beddua, kubbeyi çınlatır:

– Sen beni yaktın. Allah da seni yaksın oğul!

Bir babanın evladı için yaptığı duanın redde uğramayacağını Resulullah Efendimiz haber vermiştir.

Bakalım Pîri Paşa gibi bir büyük devlet adamı ve hizmet insanı babanın oğluna duası nasıl tecelli edecek? Dediği gibi hayırsız oğlu da kendisi gibi yanacak mı?..

Eline geçirdiği bol parayla daha çok içmeye başlayan ayyaş oğul, bir gece aşırı şekilde içer ve yanan mumu söndürmeyi dahi unutarak kendinden geçer. Gece yarısı can havliyle uyandığında, bitmek üzere olan mumun pamuk yorganını tutuşturduğunu anlar. Bozuk dengesiyle, şaşırmış vaziyette şarap dolu küpe sarılır ve yanan yorganın üzerine döker. Alev daha da yükselir, her tarafından kendini sarar ve bir o tarafa, bir bu tarafa koşarken kulağına Paşa babasının son anındaki feryadı gelir:

– Sen beni yaktın. Allah da seni yaksın oğul!

Pişman... çok çok pişman... ama faydası yok ki... Nihayet mecalsiz yere düşer, çırpına çırpına yanarak can verir. Böylece tarihe bir ibret sayfası daha eklenmiş olur.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org