DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2381

RUM HÜKÜMDARIN ALNINI ÖPEN MÜSLÜMAN ESİRE, HZ. ÖMER NE YAPTI?

Ömer bin Hattab (Allah ondan razı olsun) Rum memleketlerine bir ordu gönderdi. İçlerinde Abdullah bin Huzafe adında bir Sahabi de vardı. Çarpışma sırasında Rumlar, onu esir aldılar ve sevinç içinde memleketlerine götürerek hükümdarlarının huzuruna çıkardılar.

– Bu adam Muhammed’in Ashab’ındandır; istediğiniz işkenceyi ona yapabilirsiniz, dediler.

Rum Hükümdarı bunlara:

– Bu adam eğer Hıristiyanlığı kabul ederse neye işkence edeyim, bilâkis Müslümanlığı bırakıp, Nasraniyete girdiği için kendisini sarayımda alıkor, saltanat ve şerefime ortak ederim. Benim böyle adamlara ihtiyacım var, dedi.

Bunun üzerine Abdullah’ı esir edip getirenlerin arasında bir kaynaşma oldu.

– Hükümdarımızın şerefine hissedar olduktan sonra elbette Hıristiyanlığa girer. Biz buna işkence etmek isterken hükümdarımız ona bizden kimseye bahşetmediği makamı veriyor.. gibi homurdanmalar duyuldu.

Rum Hükümdarı sordu:

– Ne dersin ya Abdullah! İstersen Hıristiyanlığa gir, sarayımda bana danışman ol. İstersen esirlerimize yaptığımız muameleye razı olarak ölümü tercih et!

Abdullah’ın cevabı şu oldu:

– Değil sadece kendi saltanatını, bütün dünya ülkelerinin saltanatlarını da versen, göz açıp yumuncaya kadar dahi olsa dinimden vaz geçmem!

Rum Hükümdarı:

– Bunu sahi mi söylüyorsun?

Abdullah:

– Biz Müslümanlarda yalan yoktur!

Rum Hükümdarı:

– O halde biz şimdi sana gösteririz! diyerek adamlarına Abdullah’ı bir ağacın gövdesine kalın iplerle bağlattıktan sonra, nişancılarına (gizlice) ayaklarına doğru ok atmalarını emretti.

Keskin nişancı Rum okçuları Abdullah’ın ayaklarına doğru oklarını fırlatıyor, bu arada bazı oklar Büyük Sahabinin ayak parmaklarını bile yaralıyordu. Rum Meliki ise durmadan:

– Bak hayatın tehlikede! Gel İslâmı bırakıp Hıristiyanlığa gir ve benim sarayımda şerefime ortak ol, diye tekliflerde bulunuyordu. Abdullah ise bu tekliflere tek kelimeyle cevap veriyordu:

– “Ben İslâm’a îmân ettim!”

Bu tehdidin fayda vermeyeceğini anlayan Rum Hükümdarı, ateş yaktırarak, büyük bir kazan içinde su kaynattırdı. Diğer esirlerden iki Müslüman getirerek Abdullah’ın gözleri önünde kaynayan kazanın içine bu iki Müslümanı soktular. Bu sırada Abdullah’ın gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. Halbuki Abdullah, onların tekliflerine halen hayır cevabı veriyordu.

Rum Meliki, büyük sahabi’nin korkudan ağladığını düşünerek:

– Hem korkup ağlıyorsun, hem de teklifimizi kabul etmiyorsun, dedi.

– Ben korkudan ağlamıyorum, diyen Abdullah şöyle cevap verdi:

– İnsanlar iki çeşittir. Bir kısmı Allah yolunda her şeyini feda eder; malını mülkünü, hattâ canını bile ortaya koyar, fakat îmânından asla vaz geçmez!

Bir kısmı da insanlardan îmânının icabı eziyet ve zarar gördü mü, bunu Allah’ın âhiretteki şedîd azabı kadar büyük sayar ve buna maruz kalmamak için inkarcıların istediği şeyleri yapar!

Şu anda hangisinden olacağım acaba? diye düşünüyor, onun için ağlıyorum...”

Bu inançlı direniş karşısında Rum Hükümdarında büyük bir takdir hissi meydana geldi. Fakat adamlarının yanında bu hislerini ortaya çıkarıp, îmânına hayran olduğu Sahabi’yi doğrudan doğruya salıvermek uygun düşmüyordu. Onun için:

– Eğer benim alnımdan öpersen seni serbest bırakırım, dedi.

Abdullah:

– Diğer esir kardeşlerimi de bırakır mısın? diye sordu.

Rum Hükümdarı:

– Evet, diğer Müslümanları da bırakacağım.

Büyük Sahabi Abdullah, sonradan bu macerayı anlatırken diyor ki:

– O anda kendi kendime dedim ki, bu hükümdarın İslâmın düşmanlarından bir düşman olduğu muhakkaktır, fakat öpüvereyim alnını da, Müslümanları kurtarayım. Bir kâfir alnını öpmek beni mânevi mertebemden aşağı düşürse de, müslüman kardeşlerimin hayatlarını kurtarmak için, uhrevi makamlardan bile vazgeçmeyi göze almalıyım, dedim.

Rum Hükümdarı yanıma yaklaştı. Ben de onu alnından öptüm. Bunun üzerine bütün esirleri bana bağışladı, hep birlikte Medine’ye geldik. Durumu, diğer esir kardeşlerimiz Halife-i Müslimin Hazret-i Ömer’e bildirdiler. Müslümanları kurtarışımdan çok memnun olan Halife, esir kardeşlerime hitap ederken:

– Abdullah’ın alnından öpmek her Müslüman için büyük şereftir. İşte en evvel ben öpüyorum, diyerek kalkıp beni alnımdan öptü.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org