DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2711

Cimri, cimriden nasıl ders aldı?

Adam cimri mi cimriydi. Şahsî kazancı dışında hiçbir millî ve dinî dâvaya ilgi duymaz, bütün mes’eleleri sadece şahsına elde edeceği menfaatiyle izah etmek fikrinden asla caymazdı.

Hayatının bütünü sefalet derecesinde bir cimrilik içinde geçiyor, böylece büyük bir yekûn teşkil eden servetine de servet katıyordu. Kendisini cimriliğiyle tanıyanlar ona israflı bir hayat yaşadığını, günde üç öğün yemeğin kendini iflâsa sürükleyeceğini, Bağdat’taki ülkenin en ünlü cimrisine gidip ondan tutumluluk dersi alması gerektiğini söylediler. Bu fikri uygun bulan cimri, derhal harekete geçip Bağdat’a gitti ve civârda cimriliğiyle meşhur olan adamdan iktisat dersi almayı aklına koydu.

Ne var ki cimri adamın hânesi olarak gösterilen evin üç basamağı vardı. Bu üç basamağı israf olarak gördüğü için, burasının cimriye âit olduğuna inanmakta bir hayli güçlük çekti. Yine de tak tak kapıyı çalmaktan kendini alamadı.

– Buyurun, kimi aradınız? diyen kadına:

– Ben, evin sahibi cimri beyden iktisat dersi almaya geldim.

Dostlarım, çok israflı yaşadığımı, beyinizin vereceği iktisat dersine muhtaç olduğumu söylediler, dedi.

Bu sırada evden çıkan bir bey, bizim cimriyi içeri buyur etti ve misafir odasına geçip oturdu. Fakat evin içinde göz alacak derecede muhteşem mobilya, ipekli halılar, gümüş tabaklar vardı, her taraf rengârenkti...

Bizim cimri şaşırıp kaldı. Bir de akşam sofrasında arka arkaya çeşitli yemekler, leziz şerbetler gelince hayretten donakaldı, böyle müsrif birinin nasıl cimri adam olarak şöhret yaptığını iyice merak etmeye başladı.

Gördüğü saltanat ve debdebeden bir hayli meraka düşen bizim cimriye, yatması için bir de kuş tüyü yatak göstermezler mi?

Derken o gece gözlerine bir türlü uyku girmedi, meraktan ihtimallerin üzerinde muhakeme yürütüp, düşünürken evin bir köşesinden âniden sopa sesleri gelmeye başladı. Arka arkaya pat, pat! diye inen sopa seslerini bir kadın kahkahası takip etti.

Bizim cimri sabah olunca hayretini gizleyemez hale geldiği için, nihayet ev sahibi hanım konuştu:

– Yüzünden bir hayli merak ettiğini okuyorum. İstersen sana bu işin sırrını anlatayım, dedi ve şöyle devam etti:

– Bu bey, benim ikinci kocamdır. Birinci kocam olan senin ders almaya geldiğin cimri bey öldü. Ben onun zamanında cimriliği yüzünden çektiğim sefaletin te’siriyle ahdetmiştim ki bu adam ölürse cenazesini evin bir köşesine defnedip, bir başkasıyla evleneyim. Yeni kocamla da bunun dişinden, tırnağından artırarak biriktirdiği servetini keyif içinde yeyip, her akşam da mezarına birkaç sopa vurdurayım, arkasından da kahkahayla güleyim.

Nitekim dediğim oldu. Kimseye hayrı olmayan cimri kocam öldü. Ben de gördüğünüz gibi mezarını evin bu tenha köşesine kazdırıp şimdiki kocama sopalattırıyor ve arkasından kahkahalarla gülüyorum. Servetini birlikte yiyoruz. Gece duyduğun sesler de buydu.

Bu açıklama karşısında şok geçirip aklını başına alan bizim cimri, hızla dönüp eve geldi. Bu yolculuğun sonunda kocasının cimriliğinin bir kat daha artacağını düşünen hanımına kesin emrini verdi:

– Hanım, bundan böyle çarşıda, pazarda kat’iyyen cimrilik etmeyeceksiniz. Ne lâzımsa alıp neye ihyacımız varsa temin edeceksiniz. Hayır yerlerine yardımdan da uzak kalmayacak, fakirlerin imdâdına koşacaksınız...

Kocasının cimrileşeceği yerde cömertleştiğini gören hanım hayretle sordu:

– Efendi, senin böyle cömertleşmene kim sebeb oldu?

Adam şu cevabı verdi:

– Kim olacak, cimri dostumun servetini yemek için karısını alanla, mezarını döven!

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org