DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2409

Fidda hanımın sırlı koyunu

 

Hacı Zihni merhumun “Meşâhirünnis┠(Meşhur Hanımlar) kitabında gördüğüm bir hikâyeyi özetleyerek arzediyorum. Herhalde okuyunca siz de ibretle düşünecek, hayretle tefekkür edeceksiniz.

 

Fidda hanım fakir bir mü’minin eşiydi. Beyi gece gündüz çalışıp çabalar, ama günlük nafakasından fazlasını elde edemezdi. Bu yüzden yavrularına süt sağacakları bir tek koyunu ancak alabilmişlerdi. Bu koyunu sağıyor, sütüyle çocuklarını besliyorlardı. Koyun, onlar için vazgeçilmez bir geçim kaynağı idi.

Buna rağmen, ne Fidda hanım hâlinden şikâyetçiydi, ne beyi.

İkisi de Allah’ın verdiği sağlık ve âfiyete şükürler ediyor, haklarında takdir edilen helâl rızka rıza gösteriyorlardı.

Ne var ki, kurban bayramında bu müşterek huzurları bozulur gibi oldu. Bey, koyunu kurban etmek istiyordu. Hanım ise:

– Bize kurban vacib değildir. Hem sütüyle çocuklarımızı beslediğimiz koyunu kesmemiz meşru da olmaz. Sonra çocuklarımızı ne ile besleriz? diye itirazda bulunuyordu. Aradaki anlaşmazlık çok sürmedi.

Bey, o güne kadar çektiği maddî sıkıntılardan asla şikayetçi olmayıp haline rıza gösteren hanımının bu itirazını anlayışla karşıladı. Koyunu kurban etmekten vazgeçti.

Allah’ın hikmetine bakın ki, bayramdan bir kaç gün sonra bir misafir geldi. O akşam kendilerinde kalacaktı. Halbuki sofraya koyacak bir şeyleri de yoktu. Evin beyi bu defa mahcubiyet hissi duymuş, hanıma teklifini tekrar etmişti:

– Bu koyunu keseceğim. Misafir sofrasına koyacak başka bir şeyimiz yoktur.

Hanım, düşünmeye başladı. Akşam sofranın boş olacağını hatırlayınca, o da çaresiz boynunu eğdi.

– Başka çaremiz yoktur. Bâri duvarın dışına çıkar, benim görmediğim yerde kes.

Hanım evin avlusu içindeyken bey dışarı çıkmış, sütüyle çocuklarını beslediği koyunu misafir için kesmeye girişmişti.

Bu sırada, avlu içinde kesilmiş et bekleyen hanım birden şaşkına döndü. Çünkü duvarın üzerine sıçrayan bir koyun, avluya atlamış, az sonra da yanına kadar gelerek kendisini koklamaya başlamıştı.

Fidda hanım, beyinin koyunu elinden kaçırdığını düşünerek dışarı çıkıp bakınca, koyunun kesilip yüzülmeye başlandığını gördü. Hayreti artmıştı... Komşulardan birinin koyunu birden duvardan atlayıp içeri girmiştir, diyerek köyde dellâllar çağırttılar; koyunu sahibinin almasını istediler. Ne var ki, hiç kimse çıkıp da:

– Benim koyunum kayboldu, sizin avluya atlayan koyun bizim olabilir, demedi.

Fidda hanım durumu, halkın sevip saydığı bir Hoca Efendiye anlattı. Hoca Efendi ona şu tavsiyede bulundu:

– Bu koyunu besleyiniz. Besleme ücreti olarak da sütünü çocuklarınıza içiriniz. Şayet sahibi çıkarsa besleme ücreti olarak sütünü içmiş olur; hayvanı sahibine iâde edersiniz. Çıkmazsa bu hayvan Allah’ın size lütuf ve ikramı olur, muhtaç olduğunuz için sizde kalabilir...

Fidda hanım daha sonraları koyunda garip şeyler görmeye başladı.

Ne zaman bakracı memeleri altına koyup da sağmak istese, koyunda hemen süt bollaşır; bir defasında süt tadında, bir defasında da bal tadında litrelerce süt sağardı.

Nihayet nerden geldiği bilinmeyen koyunun bu sırlı durumu çevrede duyuldu.

Misafirlerinin hâtırı için kestikleri koyuna mukabil Allah’ın bir defasında sade süt, bir defasında bal tadında süt veren bir koyun ihsan etmiş olması, ayrıca bu sütün dertlere derman olma özelliğini de taşımış bulunması etrafa şayi oldu. Artık herkes eline hediyeler alıp fakir Fidda hanımı ziyarete geliyor, kâsesini de kerametli koyunun sütüyle doldurarak ayrılıp gidiyordu.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org