DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2628

HOCASININ KİTABINA ŞERH YAZDI, KIZINI ALMAYA HAK KAZANDI

Hanefî fıkıh kitaplarının zirve eserlerinden biri olan “Bedâiu’s-Sanayi” fevkalâde değerli bir müracaat kitabıdır.

Kitap metin ve şerhiyle tam bir bilgi hazinesidir.

Metin yazarı: Alâeddin Muhammed,

Şerheden: Dâmadı Alâeddin Kâşânî,

Tashîh eden ise müellifin kızı, şerhi yapanın da eşi Fâtıma’dır.

Fâtıma, tam bir fıkıh bilgini, aynı zamanda da hüsn-ü hat sahibidir. Fıkıh ilmiyle baba ve kocasına denk olurken yazdığı fevkalâde güzel yazılarıyla da bunları geçmiş, babasını ve kocasını geride bırakan bir seviyeye ulaşmıştır...

Tanınmış fıkıh bilgini Alâeddin Muhammed, değerli bir fıkıh kitabının metnini yazmış, fıkıh âlimlerinin isimlerini, görüşlerini bu eserinde sıralamıştı. O sıralarda çalışkanlık ve takvâsıyla dikkati çeken talebesi Alâeddin Kâşânî, hocasının kızı Fâtıma’ya tâlib oldu. Hocasının cevabı düşündürücüydü:

– Kızıma eş olmak için tâlib olanın, ona ilimde denk olması gerekir. Halbuki senin ona ilimde eş olup olmadığını bilemiyorum.

Alâeddin’e bu söz ağır gelmişti.

– Üstâdım, kızınıza ilimde de eş olacağımı isbat etmem için ne emir buyururlar acaba?

– Yazdığım eserin şerhini yapar, kızım Fâtıma’ya beğendirirseniz ilimde de ona eş olacağınızı kabul etmeye mecbur olurum!..

Bunun üzerine genç Alâeddin, gecesini gündüzüne katmış, nihayet şu anda elimizde bulunan “Bedâi’us-Sanayi” ismini verdiği değerli eseri, şerh olarak hocasına takdim etmişti.

Yazdığı metne yapılan geniş şerhi gören üstadı, kızı Fâtıma’ya da verip incelemesini istemiş, büyük bir fıkıh bilgini olan Fâtıma, baştan sona tedkik ettiği eserin bir-iki yerindeki tashihten başka düzeltilecek tarafını bulamamış, beğendiğini söylemişti.

Geriye bir bahane kalmadığından genç talebe Alâeddin, eserini şerh etmeyi başardığı üstadının kızını almaya hak kazanmış, Fâtıma da buna evet demekten memnun olmuştu.

Kâşânî’nin bu şekilde tamamlanan evliliği üzerine, ilim meclislerinde şu söz söylenir oldu:

– Kitabını şerhetti, kızını almaya hak kazandı.

Babası ve kocası seviyesinde fıkıh ilmine sâhip olan, hattâ onlardan da ileri seviyede ilmiyle amel etme titizliğini gösteren Fâtıma, bir aralık Halep’ten baba memleketi olan Horasan’a gitmeyi arzuladığından, kocasını da hicrete zorlar. Bunu duyan zamanın Şam hükümdarı Nureddin Şehid, iki büyük âlimin Haleb’i terketmelerini üzüntülü bir haber olarak karşılar. Şam’ı ilimsiz bırakmamaları ricasında bulunur. Alâeddin ise buna şöyle karşılık verir:

– Fâtıma hem bir fıkıh âlimidir. Hem de üstadımın kızıdır. Onu kırmak bana hoş gelmiyor. Siz mektup yazıp ricanızı bildirin.

Alâeddin saraydan ayrılmadan, hemen çağırdıkları bir kadın hizmetçiye verdikleri mektubu Fâtıma’ya gönderirler.

Hizmetçi kadının elinden aldığı mektubu dikkatle okuyan Fâtıma, “Hükümdarın emrine itâat vaciptir, saygı duyarız” diyerek gitmekten vazgeçer.

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org