DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2373

DÜNYA MALINI ÇOK SEVEN ADAMIN ŞAŞIRTICI KARARI

Kanunî devrinde yaşamış büyük âlimlerden Nureddin bin Hamza, Amasya kadısı idi. Hoca Efendi, fetva verme makamında iken, son derece dünyadan ürken, âhirete meyilli biri olarak bilinirdi. Kendisiyle sohbet edenler, ondan zühd ve takvâ dersi alır, dünyaya olan hırslarını terkederlerdi. Fakat hizmet devresini bitirip (yetmiş akçe ile) emekliye sevkedilince, Amasya’dan ayrılarak İstanbul’a geldi. Sonra, İstanbul’daki emeklilik günlerinde, ticarete atılıp şansının yaver gidişi, hakkında birçok dedikoduların çıkmasına sebeb oldu:

– Amasya kadısı, İstanbul’da, mala ve servete bağlanan bir dünya adamı oldu. Ne yemek yiyor, ne de sırtına iyi bir elbise giyiyor, işi-gücü, aklı-fikri para kazanıp servet sahibi olmak, şeklinde konuşmalar yayıldı.

Bir ara, Hoca Efendinin dünyaya bu kadar fazla meyli, Vezir İbrahim Paşa’ya da intikal ettiğinden, bir zaman zühdüyle şöhret olmuş Amasya kadısının böylesine bir dünya adamı oluşuna, o da hayret etmekten kendini alamamıştı.

Nihayet bir gün Vezir İbrahim Paşa’ya bir kişi gelerek şöyle konuştu:

– Eski Amasya kadısı Nureddin bin Hamza, filân yere bir cami yaptırdı, yanına da külliyeler inşâ ettirdi. Yine filân yerdeki çeşmeyle, filân yerdeki hamamı da o yaptırdı. Şimdi sizden rica ediyor, filân günkü açılış merasimine teşrif edip, bu hayırları vakfın ana defterine kaydettiresiniz!

Vezir İbrahim Paşa, hayretler içerisinde, merasime geldi ve dünya malını çok sevdiği yolunda rivâyetler çıkan Hoca Efendiye sordu:

– İşittiğime göre, sizin mala ve paraya sevginiz fazlaymış; servete aşırı muhabbet ediyormuşsunuz. O halde sevdiğiniz bunca serveti nasıl vakfediyor, bu kadar malı, nasıl hayır için sarfediyorsunuz?

Hoca Efendinin cevabı aynen şöyle oldu:

– İşte bu, sevgimden dolayıdır ki, onların dünyada kalmasını istemedim; hayırda harcamak suretiyle, yanımda götürmeyi düşündüm. Eğer dine hizmet için sarfetmemiş, Allah için vakfını tescil ettirmemiş olsaydım; bu servet yine dünyada kalacak, mirasçıların keyfine hizmet edecekti. Yani vebali bana, harcaması da mirascılara olacaktı. Şimdi ise, servetimin hepsi benim olmakta devam ediyor, benimle birlikte âhirete gidiyor. Bu itibarla, işittiğiniz mal ve servet muhabbetimin çokluğu, doğrudur. Onları yanımda götürmek istediğim için de hepsini hayırda harcadım, kamunun faydasına vakfettim.

Evet, isterseniz hadîs-i şerîfi birlikte hâtırlayabiliriz:

“İnsanoğlunun bütün serveti dünyada kalır, sadece Allah için harcadığı kendisiyle birlikte âhirete gider...”

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org