DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2141

YAVUZ SULTAN SELİM’İN TÜRBEDARI

Bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden üzeri yüklü hanmnn bir isteğini iki etmiyordu.

Ancak, hanm o sabah kendisinden kiraz istemişti. Hamilelerde böyle isteklerin olacağn zaten biliyordu. Lâkin kirazn henüz yeni çkmaya başladğ bahar günlerinde çok pahal olduğu da kesindi.

Ümid vererek evden ayrlmşt. Şimdi hem görevi olan türbeyi süpürüyor, hem de düşünüyordu. Akşam eve varnca hanm, kiraz aldn m, diye sorarsa ne diyecekti?

İçinden her türlü fikir geçiyor, bir türlü çkş yolu bulamyordu. Kısacası, cebinde pahal kiraz alacak paras yoktu.

Elindeki süpürgenin sapyla yllardr hizmetini gördüğü Sultan Yavuz’un sandukasna vurdu:

– Hey koca Sultan! Sana senelerdir hizmet ediyorum, bir defack olsun himmet etmedin. Ne olacak şimdi benim halim? Kiraz alacak param yok. Hanmn hali de meydanda?..

Akşam olur. Süklüm püklüm eve gelir, o gün alamadğ kiraz yarn alacağ sözünü verir. Ertesi sabah yine âdeti olduğu üzere türbeyi açp beklemeye başlar.

Bir anda karşsnda Sultan Abdülhamid Han’n adam belirir:

– Efendi, Sultan seni huzuruna çağryor, hemen faytona buyur! der.

Şaşknlktan küçük dilini yutacak hale gelir. Sultan kendisini niçin çağracak? Kendisi bir türbedardr. Sultann huzuruna çkacak kimselerden değildir. Olsa olsa bir şikayet, bir suç duyurusu vardr, o yüzden çağrmıştır. Ne ola ki bu suç?

Emri tebliğ eden adam fazla sabrl değildir:

– Efendi, ne durursun, Sultann emrini tebliğ ederim sana!

Bakar ki ağrdan almann zarar olacak. Çaresiz faytona atlar, doğruca sarayn avlusuna inerler. Nöbetçiler girip çkar, kendini hemen Sultanın huzuruna alrlar.

Abdülhamid Han, türbedârı şöyle tepeden aşağ bir süzer.

Sonra yumuşak bir ses tonuyla sorar:

– Dedem Yavuz Selim Han’n türbedar sen misin?

Güçlükle cevap verir:

– Evet Sultanm, benim!

– Söyle bakalm, dün türbede neler oldu? Derdin nedir? Bir meselen olmal?

Bir anda zihninden bir sürü konu geçer. Acaba Sultan neyi sormak istiyor, neyi kast ediyor. Hangi derdimi soruyor?

Şaşkn ve ürkek:

– Sultanm, bir şeyler olmad, bir derdim de yoktur. Sağlğnza duacym.

Abdülhamid Han sesini hem yükseltir, hem de sertleştirir:

– Türbedar efendi! Sana söylerim. Dün türbede neler oldu, meselen nedir, açk söyle!

Bir şeyler hisseder bu defa. Ama söylemeye cesaret gerek. İster istemez olay anlatr:

– Sultanm, hanmmn üzeri yüklü. Benden kiraz istedi. Çok pahal olduğundan alamadm. Bunun için de velinimetim dedeniz Sultan Selim Han’n sandukasna şöyle yavaşça bir dokundum, bunca yldr hizmetini görürüm, bir himmetini görmedim, dedim.

Ortalğ bir sessizlik kaplar. İki tarafta da derin düşünce hali. Neden sonra daldğ âlemden çkan Abdülhamid Han, söylenmeye başlar:

– Sen orada dedemin sandukasna vurdun, o da burada sabaha kadar benim başma vurdu! Al şu bir kese altn, bir daha böyle küçük şeyler için Selim Han dedemi rahatsz etme, doğruca bana gel!

Bundan sonra emir subayna dönen Abdülhamid Han:

– Selim Han dedemin türbedarnn maaş iki misline çkarlsn. Bir derdi olunca da hemen bana gelmesine izin verilsin.

 

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org