DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2537

HASAN’IN RÜYASI

Hayatını İslâm birliği ideâline adayan büyük Padişah Yavuz Selim, Mısır’a doğru gazaya çıkmak niyetindeydi. Maksadı, bütün mukaddes beldeleri Osmanlı hudutları içine alıp, düşündüğü İslâm birliğini kurmaktı.

Ne var ki geceleri uykusunu kaçıran bu niyetini düşünürken zihninde zaman zaman endişe ve tereddütler yer alıyordu. Acaba, bu hazırlığında isabetli miydi, bu niyetinde başarılı olacak mıydı? İlâhî iradeye uygun muydu bu düşüncesi?

Bir gece yine kafasını kemiren bu endişe ve tereddütler içinde yatağa girmişti. İlerleyen saatlerde gördüğü bir rü’yada kulağına şöyle sesler geliyordu:

– Hasan’a sor, Hasan’a! O sana kendi rü’yasını anlatsın, tereddütlerden kurtulursun!

Koca Yavuz hızla kalktığı yatağından şöyle bir doğrulur ve sabahı iple çekmeye başlar.

Sabahın erken saatinde nedîmi Hasan Can, daha içeri girme izni isterken Koca Sultan gürler:

– Söyle bakalım Hasan, bu gece ne rü’ya gördün?

Ne çare ki Hasan Can, o gece rü’ya görmemiştir. Koca Yavuz’un bunca ısrarına rağmen rü’ya görmediğini tekrar eder.

Yavuz buna üzüldüğü sırada, bir işi için Kapı Ağası Hasan’a giden Hasan Can, onu gözyaşları içinde ağlarken görür ve sebebini sorar.

Kapı Ağası Hasan, gözyaşlarına sebeb olan rü’yayı şöyle anlatır:

– Bu gece rü’yamda bir manga askerle karşılaştım. Şu gördüğün eşiğin önüne kadar gelen askerlerden biri atını öne sürerek dedi ki: “Hasan Ağa, Yavuz’a selâm söyle, boşuna endişe etmesin, tez kalkıp Haremeyn’e gelsin, orasının hizmeti ona verildi! Sakın sözümüzü ihmal etme! Bizler Resûlüllah’ın ashâbıyız. Şu gördüğün zât, Ebû Bekir Sıddîk, şu Ömerü’l-Faruk, şu Osman-ı Zinnûreyn, ben ise Ali bin Ebî Tâlib’im!

Kapı Ağası bu rü’yayı hem anlatır, hem de gözyaşlarını sel gibi akıtır.

Hasan Can bir şey söylemeden hızla geri dönüp Yavuz’un huzuruna girer ve Koca Sultanın hâlâ aynı cümleleri mırıldandığını duyar:

– Hasan Can, koskoca bir gece sabaha kadar uyursun da rü’ya görmezsin ha, bu nasıl iştir böyle?

Hasan Can, durumu anlatır:

– Sultanım, beklediğiniz o rü’yayı gören ben, nedîminiz Hasan değil, Kapı Ağası Hasan kulunuzdur. Az önce anlattığı rü’ya şöyledir, diyerek Hasan Ağa’nın rü’yasını aynen anlatır. Dinledikçe gözleri parlayan cihan padişahı Yavuz’un yüzünde tebessümler belirir ve en sonunda başını sallayarak konuşur:

– Ben sana demez miydim Hasan Can, biz bir tarafa emrolunmadan gitmeyiz! Atalarımız Allah dostluğundan hissedardır. Ne yazık ki, bu kemter kul, aynı şekilde o dostluktan nasibini alamamıştır ki, dâvetini Kapı Ağasıyla almaktadır.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org