DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1946

KANUNÎ DEVRİNDE BİR VERGİ HATASI NASIL DÜZELTİLDİ?

Kânûnî devrinin meşhur âlim ve mürşidi, Sultanın da süt kardeşi Yahya Efendi atına binmiş dergahına giderken yolunu kesen bir papazın sert sorularına muhatap olur:

– Ey Müslümanların âlimi, dininizde adâlet böyle midir? Sizin dininiz ölmüş Hıristiyanlardan da vergi almayı mı emreder?

Bu sitemli soruya Yahya Efendi hemen cevap verir:

– Bizim dinimiz adâlet dinidir. Değil ölmüş Hıristiyanlardan vergi almak, dirilerinden bile (yoksulsa) vergi almaz. Aksine onlara yardımı emreder.

Papazın, bu cevaptan cesareti daha da artar:

– Şayet dediğiniz doğru ise, vergi toplayan memurlarınızın bizim ölmüş dindaşlarımızın evlerine gelip de haraç istemelerini nasıl izah edeceksiniz? Ölmüşlerimizden vergi düşmesi gerekirken halen memurlarınız bunu talep ediyorlar? Şayet bu, dininizin emri gereği değilse, sultanınızın siyaseti icabı mıdır?

Cadde ortasında böylesine onur kırıcı sorudan fevkalâde üzülen Yahya Efendi’nin, gittiği dergahında ilk işi, kalem ve kağıt alıp Osmanlı sultanına bir mektup yazmak olur.

Süt kardeşliğinden de cesaret alarak sultana oldukça ağır bir ikaz yazısı kaleme alan Yahya Efendi şöyle der:

– Ey cihan sultanı! Bilesin ki sana tahtına çıkmak artık haram olmuştur. Hem o kadar haram olmuştur ki, senin zulmün, dirileri bırak ölülere kadar uzanmış; ölülerden vergi almaya bile tenezzül etmiştir. Böylece hazineye haramı sokmuş, ümmeti Muhammed’e haram yedirir hale gelmişsin...

Mektubu okuyan Kanunî, şaşkına döner. Meseleyi yerinden öğrenmek için hazırlanır. Doğruca Yahya Efendi’nin Beşiktaş’taki dergahına gelir:

– Yahya karındaşım! Bu nasıl mektup böyle? diyerek meseleyi anlatmasını ister.

Yahya Efendi, papazın yolunu keserek sorduğu sorularını anlattıktan sonra sözlerini şöyle bağlar:

– Bir keşiş karşısında beni mahcup duruma düşürdünüz. Sultanın hazinesi bu kadar mı fakirleşti? Ölmüş Hıristiyanlardan haraç alacak, Devlet-i Aliyye’yi bunlarla mı koruyacak?

Çoğu kimsenin katı yürekli sandığı Hakan, bu sitemlerden ağlamaya başlar.

Hemen sarayına dönüp memurlarını toplayarak kesin fermanını duyurur:

– Bugünden itibaren eski vergi defterleri iptal edilmiştir. Bundan sonra yenilerini yazacaksınız. Bunun için ev ev dolaşacak, ölmüşlerle kalmışları yeniden tespit edeceksiniz. Bilhassa Hıristiyan semtlerde ölmüşlerden alınmış vergi varsa hemen iâde edeceksiniz. Hazineme “haram girme” şaibesine tahammülüm yoktur. İhmalde bulunanlar canlarıyla oynamış olurlar. Böyle biline!

Aradan bir müddet geçer. Yahya Efendi’nin yolunu kesip de sert sorular soran papazdan yeni bir değerlendirme gelir:

– Biz sizin adâletinizden emin olduk. Siz de bizim itaatimizden emin olabilirsiniz artık.

Bundan sonra bir soru da Sultandan gelir:

– Haram olduğunu söylediğiniz tahtıma çıkabilir miyim artık Yahya karındaşım?

Cevap kesindir:

– Halk sizin adâletinizden emin olunca siz de tahtınızdan emin olabilirsiniz sultanım!

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org