DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4268

RÜYA NASIL YORUMLANIRSA ÖYLE ÇIKAR

Yavuz Sultan Selim, gece gördüğü rüyayı sırdaşı Hasan Can’a şöyle anlattı:

– Şam’ın büyük velisi Muhammed Bedahşi’yi bu gece rüyamda gördüm. Beyaz bir cübbe giyinmiş, beline de bir kuşak bağlamış, vedâ etmek için geldiğini söyleyerek, Allah’a ısmarladık deyip ufukta kayboldu...

Hasan Can, yapmadığı şeyi yaptı. Hemen rüyayı yorumlamaya başladı:

– Sultanım bu rüya, büyük veli Muhammed Bedahşi’nin vefatına işarettir. Yolculuk, âhiret yolculuğu olsa gerektir!

Sultan bu yorumdan hiç memnun olmadı.

– Hasan Can, bilmez misin ki, rüyalar çoğu zaman yoruma göre gerçekleşir. Sen de hazretin ölümüyle yorumladın. Bu yorumla Şam’ın büyük velisi ölürse sorumlusu sen olursun, haberin olsun...

Allah’ın hikmetine bakın ki çok geçmedi, Şam Valisi’nden Sultan’a gelen mektupta aynen şöyle yazıyordu:

“Kendisiyle iftihar ettiğimiz Muhammed Bedahşi (kuddise sirruhu), Sultanımız’a selam ve muhabbetlerini duyurmamızı isteyerek âhirete sefer etmiştir. Malumatınıza arzolunur!”

Okunan mektubun bu haberinden sonra, ortalıkta derin bir sessizlik oldu.

Gerçekten, rüya yorumlandığı gibi tecelli etmişti...

Sultan, yanında hazır bulunan çok hürmet ettiği hocası Halim Çelebi’ye dönerek olayı anlattı.

– Gördüğüm rüyayı Hasan Can’a haber vermiştim. O da hemen acele ile rüyayı, Muhammed Bedahşi’nin ölümüne işaret olduğu şeklinde yorumladı. Şimdi görülüyor ki, yorum aynen tutmuş, büyük Veli vefat etmiştir. Rüyayı böyle kötüye yoran Hasan Can’a (ceza) vermek gerekmez mi?

Halim Çelebi, Hasan Can’a hayretle baktı:

– Senden böyle bir acemilik ummazdım. Nasıl oldu da rüyayı hemen ölüm işareti şeklinde kötüye yorumladın?

Sessiz duran Hasan Can, mahcubiyetine rağmen bir teklifte bulundu:

– Efendim, mektubun tarihine bakılsın, ölüm olayının gerçekleştiği gün tesbit edilsin. Bakalım ölüm, benim yorumumdan önce mi vaki olmuş, sonra mı?

Hasan Can, sözünün burasında şunu da ilave etti:

– Şayet ölüm vaki olmuş da, ben ondan sonra yorum yapmışsam, olmuş bir olayı Sultanım’a haber vermişim demektir ki, bu cezayı değil câizeyi (mükafatı) gerektirir!

Hemen mektubun tarihine bakarlar, ölüm olayının vaki olduğu geceyi hesaplarlar. Bir de ne görsünler! Ölüm vaki olduktan sonra yorum yapılmış. Yani ölüm, yorumdan değil, yorum, ölümden hasıl olmuş. (1516)

Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim Han, tavrını değiştirir:

– Hasan Can, biz sana (ceza) vermek istedik, ama sen (ceza)yı değil (câize)yi hak ettin.

Hemen emreder. Hazine memuru gelir, tok sesiyle ona hitap eder:

– Hasan Can’a tez elden bir kat hil’at (kıymetli elbise) giydirilsin. Ayrıca tam ayardan iki yüz dirhem de altın verilsin. Bunu tartışmasız hak etmiştir.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org