DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2512

İKİ OĞLU DA VELİ OLAN ANNE

Gelibolu Yarımadası’nı bekleyen şehidlerimizin başında Osmanlı evliyaları da vardır. Bunlardan biri Cahide Sultan’sa, diğer ikisi de meşhur Ahmed-i Bican’la, ağabeyi Mehmed-i Bican’dır.

Ahmed-i Bican halen şevkle okunan Envaru’l-âşıkîn kitabının yazarı olduğu gibi, Mehmed-i Bican da benzeri alâka ile okunan Ahmediyye’nin yazarıdır. Her iki kitap da asırlarca Osmanlı Müslümanlarının imanını kuvvetlendirmiş, dinî duygularını takviyede bulunmuştur. Odalarda, evlerde, toplantı yerlerinde bu eserler asırlarca okuna gelmiştir.

Böylesine değerli eserlerin sahiplerinin anneleri mânevi yönden ne halde idi? Dilerseniz, hem iki kardeşin, hem de böylesine yüce iki veli evladın anasının mâneviyattaki durumunu pek güzel ortaya çıkaran bir olayı arzedelim sizlere. Böylece ibretli bir hadiseyi daha âleminize getirmiş, hayretli şekilde tefekkürünüze sunmuş olalım.

Ahmed-i Bican camide vaaz etmektedir. Konuşmanın tam ortasında iken ağabeyi Mehmed girer camiye. Ancak Mehmed, caminin eşiğinde duraklar, içeriye girmekten vazgeçer, hem de tebessüm ederek çıkıp gider.

Kürsüden durumu gören küçük Ahmed, buna çok üzülür.

Eve gelince annesine dert yanar:

– Ağabeyim, bugün ben vaaz verirken camiye geldi, ancak vaazımı dinlemedi, hem de çıkarken gülerek gitti...

Anne buna çok üzülür. Bir fırsatını bulunca bunu Mehmed’e sorar:

– Oğlum, kardeşinin vaazını dinlemek üzere camiye girmişsin, neden içeriye girip oturmadın da eşikten hemen geri döndün. Hem de gülerek çıktın dışarıya? İnsan kardeşini böyle küçümser mi? Bir yanlışı olmuşsa, sonra evde düzeltebilirdin?

Mehmed yine tebessümlü. Şöyle izah eder:

– Anneciğim, benim caminin eşiğinden tebessüm ederek geriye çıkışım, kardeşimin vaazını beğenmediğimden değildir. Durum tam aksinedir. Şöyle ki, camiye girdiğimde cemaatten boşalan yerleri meleklerin doldurduğunu gördüm, ayak basacak yer bulamadım, buna çok sevindim. Tebessüm ederek çıkışımın sebebi budur. Kardeşim üzülmesin, bilâkis sevinsin. Meleklerin dahi onu dinlediklerini gözlerimle gördüm.

Anne buna çok sevinir, durumu hemen küçük Ahmed’e ulaştırır:

– Ağabeyinin camiden çıkmasının sebebi, içerideki boşlukları meleklerin doldurması imiş. Basacak yer bulamayan ağabeyin buna çok sevinmiş, bundan dolayı tebessüm ederek çıkmış!

Küçük Ahmed bu habere sevineceği yerde, daha da üzülmeye başlar. Bunu da şöyle izah eder:

– Demek, ben çok kusurlu bir insanmışım ki, vaazımdaki melekleri ben göremedim, ağabeyim gördü. Şayet bende çok kusur olmasaydı, ben de görürdüm melekleri.

Hassas anne hemen müdahale etmiş:

– Oğlum o kusur senin değil, benimdir. Sözlerine şöyle devam etmiş:

– Ağabeyine hiç abdestsiz süt vermedim. Ancak sen bir defasında çok ağladın, seni kapan komşu kadını kucağına alıp emdirmeye başladı, koşup ta seni aldığımda birkaç damla süt yuttuğunu anladım. Melekleri göremeyişinin sebebi de bu olsa gerektir!

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org