DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1951

İSTEMESİNİ BİLMEK...

Abbasî halifesi Mansur’un hicrî (150) tarihinde vefatı üzerine yerine oğlu el-Mehdî geçti.

El-Mehdî, halim selim, dindar ve şefkatli bir zattı. Fakir fukaraya çok acır, sahip olduğu imkânlarıyla onları himaye ederdi. Ayrıca, şiire, edebiyata da çok değer veren el-Mehdî, ilim adamlarını da destekler, çalışmalarına yardımcı olurdu.

O devrin henüz şöhrete erişmemiş şâiri Ebû Dilâme’nin bir şiirini okudular Halifeye. Halife bu şiiri pek beğendi. Maiyetindekilere emir verdi, şâiri saraya çağırdılar.

Şâir, fakir, çaresiz, günlük bulup günlük yiyen biriydi. Çok zavallı bir görünümü vardı. Halife bu fevkalâde edebî kabiliyete sahip çıkmak istedi. Şâirin çaresizlik içinde kıvranmasından müteessir olmuştu. Aralarında şöyle bir konuşma geçti.

El-Mehdî:

– Senin gibi edebî dehaya sahip bir şâir, geçim sıkıntısı içinde bulunmamalı. İhtiyacın ne ise söyle, derhal karşılatayım.

Fevkalâde zeki olan şâir:

– Efendim, bir köpek ihsan ediniz yeter!

Halife öfkelendi:

– Bizim cömertliğimizle alay mı ediyorsun? Biz sizin tüm ihtiyacınızı karşılayacak bir ihsanda bulunmak istiyoruz?

Şâir, sâkin ve kendinden emin:

– İstek benim mi, yoksa Mü’minlerin Emîrinin mi?

Halife:

– İstek senin...

– Öyle ise istediğimi ihsan edin!

Halife, bunun üzerine iyi av yakalayan bir köpeğin verilmesini emreder. Bundan sonraki konuşma şöyle gelişir:

– Efendim, ben avda bu köpeğin arkasından nasıl yetişeyim?

– Peki, öyleyse bir de at verilsin. Binip peşinden erişesin.

– İyi ama, ben şiirle mi meşgul olayım, yoksa bu ata bakmakla mı?

– Emrediyorum, bir de bakıcı versinler.

– Çok müteessirim efendim, ben kendi yemeğimi pişirmekten âciz biriyim. Bu bakıcının yemeğini kim pişirecek?

– Öyle ise bir de mutfak hizmetçisi versinler.

– İşte şimdi beni bir düşüncedir kapladı yâ Emîre’l-Mü’minîn!

– Neden?

– Neden olsun. Bu köpek, bu at, bu bakıcı, bu hizmetçi nerede kalacaklar?

– Öyle ise al sana bir de saray! Daha diyeceğin var mı?

– Diyeceğim yok, fakat endişem var?

– Neymiş o?

– Ben bu kadar kalabalık nüfusu hangi varlığın geliriyle geçindireceğim?

– Doğru söylüyorsun ey Ebâ Dilâme, sana bir de hurma bahçesi bağışlıyorum!

Şâir:

– Hediye ettiğiniz köpekten dolayı size teşekkür ederim, efendim.

Halife:

– Aldığın çiftlik sana mübarek olsun ey Ebu Dilâme.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org