DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2449

HABİB–İ ACEMİ TEFECİLİKTEN NASIL VAZGEÇTİ?

Evliyanın ileri gelenlerinden biri de meşhur Habib–i Acemi’dir. Acemi’nin günahlı bir yaşayıştan vazgeçip dini hayata başlaması, ibretli olduğu kadar insanlara ümit vericidir de. İsterseniz İslâmî hayata nasıl girmiş, işi gücü faizcilik iken nasıl kurtulup da bir maneviyat büyüğü haline gelmiş, kısaca bir göz atalım.

Habib–i Acemi Basra’da ticaretle meşgul oluyordu. Ama nasıl bir ticaret? Sahip olduğu bütün parasını faizle veriyor, yoksul insanlar faiz üzerine faiz ödeyerek onu zengin etmek zorunda kalıyorlardı. Kimsenin göz yaşına bakmadan faiz üstüne faiz yükleyerek tefecilik yapmasıyla meşhur olmuştu. Basra sokaklarında onu görenler hemen kaçışıyorlar;

– Çekilin yoldan faizci Habib geliyor, ayağının günahlı tozu bulaşıp bizi kirletmesin, diye de feryat ediyorlardı.

Bir gün kendisine yaklaşan bir ihlaslı insan;

– Efendi dedi, sen iyi bir insana benziyorsun; ama seçtiğin kazanç yolu iyi bir yol değildir. Gel, sen bu tefecilikten vazgeç, helal yolla hayatını kazanmaya çalış. Eğer nefsini razı edemiyorsan, git Hasan Basri’yi dinle. Ola ki kalbine, gönlüne ilham gele...

İhlaslı insan ısrar edince Hasan Basri’yi merak etmeye başladı. Bir gün gidip onun meclisinde bir köşeye oturarak dinlemeye yöneldi. Hayret! Öylesine hoş ve yumuşak konuşuyordu ki, sanki iliklerine işliyordu söyledikleri. Bir iki gün derken Hasan Basri’nin tiryakisi oluverdi. Öyle bir gün geldi ki, Basra sokaklarında şöyle bir duyuruda bulundu:

– Ey Basralılar! Bundan böyle Habib’e borçlu olanlar Basra sokaklarında rahat dolaşsınlar. Çünkü Habib, faizle verdiği bütün borçları Allah (cc) için bağışladı!

Borçlularda bir sevinç ki görme gitsin.

Ancak Habib bununla da tatmin olmuyordu. Çünkü o güne kadar aldığı faizler vardı. O faizler de huzurunu kaçırıyor, faiz yemiş biri olarak kalmak istemiyordu. Bu defa ikinci bir duyuruda bulundu. Duyuruyu yapanlar, şöyle sesleniyordu Basralılara:

– Kim Habib’e faiz ödemişse gelip geri alsın. Bundan böyle Habib şimdiye kadar aldığı faizlerin hepsini de sahiplerine iade ediyor, kimsenin hakkının üzerinde kalmasını istemiyor.

Bu defa Habib’e faiz vermiş olanlar sıraya girdiler, hepsi de geçmişte verdikleri faiz paralarını tümüyle geri aldılar. Habib, bu olaydan sonra, insanların gözünde öyle saygıdeğer bir hale geldi ki, yoldan geçerken, insanlar, birbirlerine şöyle sesleniyorlardı:

– Kaçın yoldan, tövbekâr Habib geliyor, ayağımızın günahlı tozları değip de onu kirletmesin.

Artık eskinin zengin tefecisi Habib’de tek dinar kalmamıştı.

Nitekim çok geçmeden hanımının ikazı geldi:

– Efendi! Erzakımız da bitmek üzeredir. Bundan sonra çarşı pazara çıkıp kendine iş bulman gerekecektir. Yoksa açlık kapımızda.

Artık Habib iş arayan bir gündelikçidir. Ne var ki aradığı işi de hemen bulmuş değildir. Yine Hasan Basri’nin sohbetlerine devam ediyor, bulduğu fırsatlarını da ibadetle değerlendiriyordu. Hanımı, çalışıyor musun? diye sorunca da:

– Çok cömert birinin işinde çalışıyorum, bir’e on misli veriyor. Bakalım bize nasıl ödeme yapacak? diye de mânâlı sözler söylüyordu. Rabb’imizin, bir iyiliğe on misli karşılık veririm mânâsındaki ayetine işarette bulunuyordu.

Bir akşam yine evine eli boş dönerken söyleniyordu:

– Ben ne söyleyeceğim şimdi bu masum hanıma? Evde erzak tükenmişti.. diyerek kapıya kadar gelmişti ki, eşikte sıra sıra dizilmiş erzak çuvallarını gördü. Bir mânâ veremeyince kapıya çıkan hanımı sevinçle izah etti durumu:

– Bey dedi, gerçekten de işinde çalıştığın zat çok cömert biriymiş, baksana bütün bu çuvalları erzakla doldurarak o göndermiş bize.

Meğer kendisini geriden takip eden eski borçluları, şimdi yardım sırası bize geldi, diyerek birkaç misli fazlasıyla çuvalları erzakla doldurup getirmişler tam bir dönüş yapan Habib’in kapısına...

Bunu anlayan Habib–i Acemi’nin son sözü şöyle olur:

– Hanım, ben demedim mi sana, bire on veren bir zatın işinde çalışıyorum diye. Biz Allah (cc) için bir bağışta bulunduk. O da on misliyle iâde etti bize.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org