DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1978

DİNDARLIĞINI DAĞ BAŞINDA MI KORUMALI, ŞEHRİN İÇİNDE Mİ?

İki kardeştiler. Biri köyde çobanlık yapmayı tercih ederek diyordu ki:

– Bu zamanda şehre gitmek, oranın günahlı hayatına karışmak çok kötü. İyisi mi, ben köyün çobanlığını yapayım, günahlardan uzak kalayım.

Diğeri ise şehre gitti. Bir mahallede küçük bir ayakkabı tamir kulübesi açıp başladı ayakkabı tamirine.

Çoban dağda koyunları, keçileri otlatıyor, hiçbir namazını kaçırmıyor, hiçbir şekilde de nâmahreme nazar etmiyordu. Bütün gün ormanın sessizliği içinde zikirle, fikirle, şükürle yaşayıp gidiyordu.

Bu sebeple de manen bir hayli ilerledi, kerametlere mazhar oldu.

Düşünüyordu ki, kardeşi şehirde bir sürü günah ve nâmahreme nazar ile manen gerilemeye devam ediyor...

Bir ara ona acıyarak ziyaretinde bulunmayı düşündü. Otlattığı koyunlarından bir miktar süt sağıp bir bez torbaya doldurarak ağzını bağlayıp şehrin yolunu tuttu.

Sora sora bir mahalledeki tamirci kulübesinde kardeşini buldu.

Torbadaki sütünü duvardaki bir çiviye asıp hal hatır sormaya başladı. Bu sırada bir hanım geldi, ayakkabısını çıkarıp topuğunu gösterdi. Kardeşi ayakkabıya baktı. Tamir edebileceğini söyledi. Hanım çıplak ayakla beklemeye başladı. Kardeşi tamir edip ayakkabıyı verdi. Kadın ayakkabısını giyip giderken ormanda görmediği bir manzarayı gören çobanın zihnindeki temizlikte kirlenmeler başladı. İşte o sırada başlarına birşeyler dökülmeye başladı. Başlarını kaldırıp yukarıya baktıklarında bunun süt damlası olduğunu anladılar. Meğer o anda, torbadaki süt de damlamaya başlamıştı.

Tamirci kardeş şöyle bir baktı ve söylendi:

– İnsanlardan kaçarak dağ başında veli olmak kolay şey. Bütün mesele, insanların içinde veli olabilmekte. Anladın mı şimdi farkı?

Çoban başını sallayarak cevap verdi:

– Sen haklısın şehirli kardeşim. Demek senin manen yükselmene engel bu gibi manzaralar. Bunun için düşüş var sende?

Tamirci kardeş cevap verdi:

– Nereden bildin bende düşüş olduğunu?

– Baksana, bir anda manevi makamımdan düştüm senin yanında. Sen ise her gün bunlarla yüz yüze, gözgözesin. Düşmemen mümkün mü?

Tamirci, cevap verdi:

– İşte ben de onu söylüyorum sana. Asıl mesele bunların içinde kendini muhafaza etmektedir. Rabbime şükürler olsun ben kendimi şimdiye kadar muhafaza ettim, bundan sonra da muhafaza ederim, inşaallah.

Çoban buna itiraz etti:

– Beni bir anda makamımdan düşüren manzara, seni her gün neden düşürmesin? Sen çoktan düşmüşsün de haberin bile yok.

Tamirci kardeş, buna bir cevap vermek istiyordu. Bunun için şehadet parmağını ağzına götürüp dilinin ucuyla ıslattıktan sonra doğruca torbanın süt akan yerine Bismillah diyerek bastırdı. Bir de baktılar ki, şıp şıp diye akan süt anında kesildi.

Birbirlerine bakıştılar. Bir anlık sessizliği yine çobanın feryadı bozdu. Kucakladığı kardeşine şöyle diyordu:

– Sen haklıymışsın şehirli kardeşim! Asıl mesele, dağbaşına kaçmak değil, insanlar içine girmek, onların arasında maneviyatını ve ahlakî durumunu muhafaza etmektir.

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org