DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2826

Alvar İmamı

Zaman gazetesini şöyle bir evirip çevirdikten sonra, aniden feryadı bastı:

– Aaaa! Alvar imamını yazıyor. Efe Hazretleri’nden bahsediyor!..

– Neye şaştın, bunda hayret edecek ne var?

Önce sustu, birkaç saniye düşündü, sonra elini yumruk yapıp göğsüne vurarak konuştu:

– Efe Hazretleri’ni bana sormalısınız, bana!

Baktım, çok kararlı ve samimi.

– İşte dedim, sana soruyorum. Söyle bakalım, nasıl bir zattır bu Alvar İmamı?

Derin bir nefes aldı:

– Öyle ise dinle... diyerek başladı anlatmaya:

– O’nu, rahmetli babam, evimize davet etmişti. Etrafında birçok bağlısıyla birlikte geldiler. Baş köşeye Hazret, etrafına da hürmetkârları oturdu.

Tabiî Erzurum âdetine göre, çocuk yaşta olan bana da kapının arkası düştü. Elim önümde bağlı, hazır vaziyette bekliyordum.

– Neyi bekliyordunuz?

– Verilecek hizmeti görmeyi... Biri bir su isteyebilir, bir başka ihtiyaç olabilir. Anında yerine getirmezsem, babam öldürür beni sonra...

Her neyse, önce bir zikir yaptılar, Hazret dua etti. Ama nasıl dua? Bana öyle geldi ki, Allahü Teâlâ karşısında da, gözüyle görüyor, ondan böylesine can-ı gönülden yalvarıyor, yüreği kopuyor.

Dualar bitti, ortalık sakinleşti. Babam hazırlattığı tatlıları ortaya getirdi, hürmetkârlarına taksim ettiler. Efe Hazretleri’ne de küçük bir tabak içine bir kaç lokma koyup önüne sürdüler. O pek bir şey yemezdi. Hep yakınları içindi bunca yemek ve tatlılar. Simasına bakınca da yemek yemediği belli olurdu. Bir floresan gibi yanardı. Tatlı tabağını önüne sürdüklerinde içimde şöyle bir itiraz hissettim:

– Efe’ye büyük zat diyorlar. Güya böyleleri keramet de gösterirmiş, eğer aslı varsa, önündeki tabaktan ilk lokmayı bana uzatsın da göreyim o’nun kerâmetini? Yoksa beni etkileyemez.

Ben bu itirazlı isteklerle dopdolu iken yüzünü bana çeviren Efe Hazretleri, tabağına uzanıp ilk lokmayı alarak şöyle seslendi:

– Kapının arkasındaki genç! Buraya gelir misin?

Ne yapacağımı bilemez oldum. Başımdan bir kova kaynar su dökülmüş gibi oldu. Bir de baktım, babam öteki köşeden, ne duruyorsun seni çağırıyor, diye ikaz ediyor... Hareketsizliğimi gören Hazret, tekrar etti:

– Kapının arkasında bekleyen genç! Bu lokma senindir, başkası alamaz. Gel!

Utanarak yanına vardım, lokmayı Bismillah diyerek ağzıma uzattı. Sonra kelimelere basa basa sordu:

– Oldu mu? Başka bir isteğin var mı?

Utandığımdan cevap veremeden kapının arkasındaki yerime çekildim. Az sonra içtiği suyun kalan kısmını da bana gönderdi, içtim.

Görenler etrafımı aldılar, beni âdetâ ziyaret ediyorlar:

– “Yaşadın Talib Koyunoğlu, Efe Hazretleri en çok seni sevdi, en çok bağlanan senmişsin”, diyorlardı.

Halbuki en çok itiraz eden benmişim ki, Hazret içimi okumuş, itirazıma cevap vermişti...

İşte size anlatmak istediğim olay budur. Ömür boyu unutamam bu kerâmeti...

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org