DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1990

Bekleyen Derviş...

1960 yıllarındaydı...

Öğrencilik senelerimin tam heyecanlı ve idealist devresindeyim... Bütün emelim, başımı sokacak bir oda bulmak, okumamı böyle bir yere sığınarak sürdürmekti. Kazandığım müezzinlik imtihanı, bunu sağlamak büyük bir fırsattı. Bir camide görev alıp da cami odasında bir yerde kalabilirsem, hayatımın en mutlu ve bahtiyar dönemini yaşayacaktım.

Ne var ki, İstanbul Müftülüğü’nün merdivenini her tırmanışımın sonunda büyük bir hayal kırıklığıyla geriye dönüyor:

– Henüz boş cami yoktur, olunca düşünürüz, cevabıyla ters yüz ediliyordum...

O günlerde büyük bir sabır ve metanete de sahiptim. Heyecanla beklediğim bu tayin işinin uzun müddet her defasında (boş yer yok) cümlesiyle olumsuz cevaplanışı beni üzmesine rağmen, bekleme ve sabretme kararımda asla sarsılma olmuyordu. Günün birinde derslerime devam etmeme imkân verecek bir cami odasına kavuşacağıma yürekten inanıyordum. Allah’ın bir şeyi ciddiyetle isteyene, istediğini vereceğine güvenim tamdı. Zaten istediğim oda, öyle ahım şahım bir şey de değildi. Sadece uzanınca ayaklarım duvara değmesin, yeterdi. Bu yüzden namaz kıldığım büyük camilerin avludaki pencere boşluklarına bakar, işte burası dahi bana yeter, diye düşünürdüm.

Uzun müddet beklediğim halde boş cami bulunamayınca kararımı verdim. Topkapı dışındaki mezarlığın içinde sadece cenaze namazı kıldırmak için yapılmış küçük bir mescid vardı. İşte burasını isteyecek, geceleri bu mezarlıkta kalıp gündüzleri şehrin ortasındaki ilim merkezlerinde derslerime devam imkânı bulacaktım.

Bu niyetle, mütevekkil ve sabırlı bir ruh hali içinde, müftülüğün merdivenini yine tırmanmaya başladım. Bu defa, kimsenin gece korkudan kalmaya razı olmayacağı mezarlık içindeki mescide bile razı olacak, buraya tayinimi teklif edecektim.

Kapıyı vurup içeriye daldığımda Müftü Efendi’yi büyük masası başında evrakları imzalarken gördüm. Yanındaki koltuğu işaret ederek oturmamı söyledi. Bu defaki halinde bir sevimlilik hissediyordum. Yüzü asık ve üzgün değildi. Acaba, niyetimi mi hissetmişti. Tam o sırada zile bastı, odacı içeriye girdi, hayatım boyunca hiç unutamadığım şu emri verdi:

– Süleymaniye Camii’nin dosyasını getir, boşalan müezzinlik için bu evladı oraya tayine karar verdim!..

Ben nereye razı oluyordum, ama kader, beni nereye tayin ediyordu!.

Son devrin büyük hadis âlimi müftü Bekir Haki Efendi, sözlerini şöyle tamamladı:

– Evladım, bekleyen derviş muradına ermiş!..

 

 

ARAPZADE

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org