DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3575

ZULMÜN ZEVALİ İÇİN, KEMALE ERMESİ BEKLENİR

Evet Rabb’imiz (imhal) eder, yani süre (mehil) verir; ama asla ihmal etmez, zalimin yaptığını yanına bırakmaz.

Mühlet bittikten sonra hâlâ yola gelmeyen zalime öylesine bir tokat indirir ki ne sedası vardır, ne de devası...

‘Hak sillesinin sedası yoktur, ama bir vurursa devası yoktur.’ sözü bunun için söylenmiştir.

Şu kadar var ki zulmün mühleti bitip, tokat zamanı gelmesi için zulmün zirveye çıkması, kemale ermesi lazımdır. Zirveye çıkıp kemale eren zulmün, artık mühleti bitmiş, sille yeme zamanı gelmiştir.

İstanbul’un fethinde manevi kumandanlık etmiş bulunan Akşemseddin Hazretleri halkın büyük ilgi ve itibarından sıkılır; kimsenin bilmeyeceği, tanımayacağı bir sakin beldeye gidip orada Rabb’iyle başbaşa kalmak ister.

Bundan dolayı Bolu’nun Göynük kasabasına hicretle orada yerleşir.

Nitekim şu anda da orada hem kendi hem de torunu meşhur maneviyat büyüğü Abdülkadir Çelebi’nin türbesi, ziyaretgahtır.

İşte bu Abdülkadir Çelebi’nin burada bir yoncalığı vardır. Yetiştirdiği yeşillikle ineğini otlatır. Sütüyle helalinden geçinip gider, kimseye minnet etmez.

Ne var ki kaba kuvvet timsali bir çoban her gün koyunlarını Çelebi’nin yoncalığından geçirir, yetişmiş olan yeşillikleri hayvanlarına yedirip gider.

Çelebimiz bu zalim çobana bir yalvarır, iki yalvarır. Ama nerede o anlayış? Çoban her gün koyun sürüsünü yine oradan geçirir. Yetişmiş yeşillikleri kendi hayvanlarına otlatır. Çelebi’nin ineğine otlayacak tek yaprak, yeşillik bırakmaz.

Sonunda Çelebi’nin cana tak eder, gönülden Rabb’ine iltica eder.

– Benim gücüm yetmiyor, sana havale ediyorum, der. Sen (imhal) edersin, ama (ihmal) asla!

Nitekim çok geçmez, iki kişi gelir Çelebimizin kapısına.

Yalvarma sırası onlarda.

– Çobanımızın karnında müthiş bir sancı başladı. Yerlere yatıp yuvarlanıyor, bir türlü sancı dinmiyor. Kendisi bunun sizin bedduanızdan olacağını düşünüyor. Ne olur hakkınızı helal etseniz de çobanımız kurtulsa.

Çelebi Hazretleri boynunu büker:

– Artık, der, çok geç. Ben de kurtaramam çobanınızı.

İlave eder:

– Rabb’imiz (imhal) eder, ama (ihmal) asla. Epeydir (imhal) edildi, mühlet verildi. Ben de çok yalvardım, zulümden vazgeçmesini istedim. Bir türlü dinletemedim. Demek ki Rabbi’miz mühletini bitirdi, kemale eren zulmün zevalini başlattı. Zevale geçen zulmü kimse durduramaz. Siz buradan dönerken birkaç metre bez tedarik ederek dönünüz. Ola ki çobanınıza kefen lazım ola!

Telaşla koşarlar çobanın evine doğru.

Bir de ne görsünler, kapıda ateş yakmaya çalışanlar söyleniyorlar:

– Çobanımızı kurtaramadık, şimdi birkaç metre kefen lazım!

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org