DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2515

GÜNAHI YERLERE GÖKLERE SIĞMAYAN ADAM, KENDİNİ NASIL AFFETTİRDİ?

Günah ve kusurları haddini aşmış bir adam; günün birinde kendine gelir ve etrafındaki kimselere, artık bu yoldan dönmek istediğini ifadeyle, tövbe etme arzusunu dile getirir.

Fakat, günahkâr adamın yakınları, öyle katı ve kesin hükümlü kimselerdir ki, karşılıkları şöyle olur:

– İşlediğin günahların sayısı çoğaldı. Bu kadar çok günahın afvı için, yerler ve gökler bile sana şefaatçı olamaz!

Adam bu son cümleden öylesine irkilir, öylesine üzüntüye kapılır ki:

– Benim günahımın afvı için, yerler ve gökler bile şefaatçı olamazmış, diyerek çöllere düşer; başına topraklar saçıp, yüzünü kumlara sürmeye başlar. Ağlar, üzülür, âh ve feryad ederek gözyaşı döker.

Günün birinde, bir çeşme başında, tövbe arzusuyla abdest alıp namaz kılarken, ettikleri aklına gelir, yine gözyaşları içinde afvedilmesini niyaz etmeye başlar.

Bu arada kulağına bir ses gelir. Gelen sese bir türlü inanamaz. Çünkü ses ona:

– Üzülme, afvedildin! demektedir. Gözü yaşlı, bağrı taşlı, kusurlu adam, “afvedildin” diyen sesin geldiği tarafa doğru döner.

– Benim günahlarım için, yerlerin ve göklerin bile şefâatçı olamayacağı söylendi. Acaba kimin şefaatıyla afvolundum? der.

Cevap şöyle gelir:

– Yerlerin ve göklerin bile aracı olup affettiremeyeceği günahlarını, senin samimî tövben, kat’î kararın, döktüğün gözyaşın afvettirdi!

 

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org