DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1994

ÇOBANI GÖRECEĞİM

İkinci Selim zamanında ihtiyarın biri sarayın kapısına gelir, içeri girmek ister. Kendisini tanımayan kapıcılar ise, bu köylüyü içeri bırakmazlar. İhtiyar, kendine mani olmak isteyenlere:

– Bırakın beni, ben çobanı görmek istiyorum, diye diretir.

Kapıcılar:

– Bre baba! Sen divâne misin, burada çoban filân yok! Çoban dediğin dağlarda olur, derlerse de adama söz dinletemezler.

– Ağalar bırakın beni, çoban nerde ise görem onu. Söyleyecek bir çift sözüm var! diyerek bağırmaya başlar.

Nihayet münakaşayı yukarıdan işiten İkinci Selim:

– İhtiyarı bırakın, bakalım ne söyleyecekmiş, diye emir verir.

Huzuruna bir hayli hiddetlenmiş olarak çıkan ihtiyara, İkinci Selim:

– De bakalım baba, ben neden çoban oluyor muşum? der.

Ak sakallı ihtiyar şu karşılığı verir:

– Vazgeçtim artık, sen çoban da olamazsın! Çoban çomarlarına bir ıslıkta engel olur; isteyen, çobanı kolayca görebilir. Halbuki ben, bir saattir dışardaki çomarlarınızla boğaz boğaza mücadele ediyorum, az kalsın beni içeri bırakmayacaklardı. Sen çoban da olamazsın, benim şikâyetlerime merci de olamazsın... diyerek bırakıp gider.

Bu olaydan sonra İkinci Selim, şikâyeti olanların kapıda bekletilmeksizin içeri alınmasını emreder.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org