DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4580

İYİ NİYETLİ BORÇLUYA ALLAH YARDIM EDER

Resûl-i Ekrem Efendimiz borçlanmada iyi niyetin esas olduğunu bildirmiş, borcunu verme karar ve niyetinde olana Cenâb-ı Hakk’ın sebebler yaratıp onu, borçtan kurtaracağını haber vermiştir.

Yeter ki, borçlu sorumluluğunu bilsin, borcunun ağırlığı altında ezilme hissini duysun.

Borcunun altında ezilen sorumluluk sahibi Müslümanlardan ibretli misaller var kitaplarımızda. Birini İmam-ı Şâfiî Hazretleri’nin talebesi Yunus bin Abdülâlâ şöyle anlatır:

Mısır’da muhtaçlara ödünç vermekle şöhret yapmış bir bakırcı vardı. Sıkıntıya düşen herkes ona gider, borç alır, sonra öderdi.

Bir gün tanımadığı bir muhtaç, ona halini arzetti. Maddi sıkıntı içinde olduğunu, bir miktar borç vermesini diledi. Bakırcı herkes gibi ona da borç verecekti. Ama bunun evi Nil’in öteki tarafındaydı. Ne zaman getirecekti borcunu. Kolayca gidip alamazdı.

Sonra adam borcunu vereceği günü belli etti. Zilhiccenin onuncu günü, Nil’den geçip, borcunu getireceğine söz verdi.

– Kimi kefil gösteriyorsun? deyince, Allah’ı gösterdi.

– Ben borcumu veremezsem bil ki Allah Celle’yi kefil veriyorum. O verecektir sana.

Allah’ı kefil gösteren adam, öylesine samimi bir duygu ve ihlâs içindeydi ki, bunu gönülden söylüyordu, asla tereddüt duymuyordu.

Bakırcı, onun istediği parayı verip, ödeme gününü beklemeye başladı.

Aradan zaman geçti ve Zilhicce’nin onuncu günü oldu.

Ne gelen var, ne de giden! Borçludan ses sadâ yok. Onbirinci günü ise, Nil’in kenarına varan bakırcı, borçlusunu beklemeye başladı.

Derken karşıdan bir karartı gördü. Rüzgârın etkisiyle sallana sallana gelen bu şeyin bir sandık olduğunu anladı. Yaklaşınca tutup, kenara çekti. Açıp baktı ki içinde verdiği kadar para ve paranın sarılı olduğu kâğıtta da şu yazı:

“— Allah’ım, görüyorsun ki, borcumun mes’uliyeti altında eziliyor, lâkin verme imkânı bulamıyorum. Çıkan fırtına yolculuğuma mani oldu. Bu sandığın içine koyup, Nil’e bıraktığım borcumu sana emanet ediyorum, sahibine ulaştır, kefilliğini yap!”

Bakırcı parayı alıp, neticeyi beklemeye başladı. Aradan bir müddet geçti. Borçlu, bir miktar para daha kazandıktan sonra, elverişli bir havada Nil’i geçip bakırcıyı buldu. Şöyle anlattı:

– Ben borcumu vermek üzere Nil kenarına geldiğimde müthiş bir fırtına ile karşılaştım. Gelmem mümkün olmadı. Senin paranı da kefil gösterdiğim Allah’a emanet ettim. Ama para elinize geçmemiş olabilir. Rüzgâr sandığı başka istikametlere sürükleyip götürmüş bulunabilir. Buyur, borcunu al.

Bakırcı tebessüm etti:

– Evlât, sen borcunu ödeme azminde olan bir Müslümanmışsın. Bu niyet sende olduğu müddetçe senin kefilin olan Allah seni korur. Asla yalnız bırakmaz. Üzülme, kefilinden parayı aldım, borcunu sildim.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org