DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2409

BU DA ALLAH’DAN...

Uzunca bir aradan sonra, bir dostlar meclisinde kendisiyle karşılaşmıştım. – Mekke-Medine evliya ile dolu, diye söze başlayan 40 senelik dostum Kayser Hoca buna bir de misal vermişti: – Harem-i Şerif’te evliyanın kum gibi kaynadığını keşfeden bir zat, hemen dışarı çıkmış, bir dükkancıdan bir defter almak istemiş, maksadı bunların isimlerini yazıp tespit etmekmiş. Ancak hiç konuşmadığı dükkân sahibi: – Defteri veririm, ama şartımı yerine getirirsen, demiş. Şartının ne olduğunu sorunca da şöyle demiş: – Listenin başına beni yazarsan! Sözün daha burasında içimden bir itiraz yükselmişti. – Bu gibi kerametler geçmişte yaşanan olaylardır. Şimdi de Mekke’de, Medine’de böyle evliyalar var mı, böyle keramet sahipleri mevcut mu? Kayser Hoca, hayretli bir şekilde hemen sözü çevirdi ve sanki bana cevap verircesine anlatmaya başladı: – Elbette bunlar sadece geçmişe ait kerametler değildir. Zamanımızda da Mekke ve Medine’de veliler vardır. Hem de nice kerametler, nice ibretli olaylar bugün de cereyan etmektedir. İsterseniz yeni yaşadığım bir olayı örnek olsun diye arzedeyim, diyen Kayser Hoca başladı başından geçen taze bir olayı anlatmaya: – Bir Ramazan gecesinde Mescid-i Nebi’de teravihi kılmış, şöyle bir kenara çekilmiştim. Bir de baktım ki, uzakta bir cemaat bir zatın başına toplanmış, edeble dinliyorlar. Bu sırada cemaatin dinlediği zat eliyle bana işaret ederek: – Kayser Hoca gel, sen de dinle. Senin buna ihtiyacın olacak! diye seslendi. Kalkıp yanına vardım, beni sağ tarafına oturtan Ali Ulvi Hoca’mız başladı başından geçen bir olayı anlatmaya: “Bir gün Mescid-i Saadet’te namazını kılıp dışarıya çıkmış, evine giderken yolda keçisine bir balya ot alıp götürmeyi düşünmüş. Kime götürteceğini düşünürken de yanında ansızın Yemenli ihtiyar bir hamal peydah olmuş. Hamal alışageldiği gibi ot balyasını başına almış giderken beklenmedik şekilde hocamızın kolundan tutup çekerek sesleniyormuş: – Ya şeyh, herşey Allah’tan! Hocamız buna bir mana verememiş. Ama hamal sık sık hocamızın kolundan tutuyor ve sesleniyormuş: – Ya şeyh, herşey Allah’tan! Bunda bir hikmet vardır, diyerek evin kapısına geldiklerinde bir de ne görsünler. Büyük bir kalabalık acı haberi duyurmuşlar: – Sizin çocuk dördüncü kat balkondan aşağıya düştü, hastaneye kaldırdılar! Yol boyunca hamalın sebebsiz ikazını düşünen hocamızın dilinden, aynı cümle dökülüvermiş: – Herşey Allah’tan!” Kayser Hoca diyor ki: – Hocamızın başından geçen bu ibretli olayı dinledikten sonra kalktık, arkadaşlar çay yapmak üzere eve yöneldiler. Ben de, bana emanet edilen mark ve dolarları bozdurup geleyim, diyerek ayrıldım. Birkaç adım attıktan sonra elimi cebime soktuğumda şaşkına döndüm. Çünkü ne mark vardı cebimde, ne de dolar! Yerinde yeller esiyordu. Çalındığı anlaşılıyordu. Birden toparlandım. Ali Ulvi Hocamız bana ne demişti: – Gel Kayser Hoca, gel, bilhassa sen dinle, senin buna ihtiyacın olacak! Ben de büyük bir tevekkül duygusuyla aynı cümleyi tekrarlayarak evime döndüm: – Bu da Allah’tan!...  ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org