DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2318

Vasiyet

Allah’a kavuşacağını hisseden dindar bir adam; helâlinden kazanıp fakir fukaranın hakkını zamanında verdiği temiz servetini kendisine bırakacağı oğlunu, huzuruna çağırtarak der ki:

– Oğlum! Artık ben fâni dünyadan nasibini alarak, bâki dünyaya doğru yola çıkmış bir yolcu durumundayım. Ömrüm boyunca helâlinden kazanıp, fakir fukaranın hakkını verdiğim servetimi, sana bırakacağımı biliyorsun. Sana terkettiğim bu servetimin karşılığı olarak, senden bir istekle bulunacağım. Ben ölünce, cenazemi yıkayan Hoca Efendiye söyle; cesedimi tabuta koyarken, ayağımın birine eski bir çorap giydirsin!

Babasının vasiyetini can kulağıyla dinleyen evlâd, bu vasiyeti yerine getireceğine söz verir. Çok geçmez, zengin adamda hafiften bir rahatsızlık başlar. Kısa bir hastalık devresinden sonra, ruhunu teslim eder. Alâkalılar gelir, sular ısıtılır, zenginin cenazesi yıkanır. Tam bu sırada oğlu, Hoca Efendinin kulağına, babasının vasiyetini fısıldar. Cenaze Hocası, mevtanın ayağına eski bir çorap giydirmek diye bir âdetin bulunmadığını, bu vasiyetin yerine getirilmemesi gerektiğini ifade ederse de, evlât söz dinlemediği için, işi büyütürler ve mes’ele Müftüye akseder. Müftü de, cenazenin ayağına eski bir çorap giydirilerek âhirete yollanması diye bir İslâmî âdet olmadığını söyler.

– Babamdan bir kirli çorabı mı esirgiyorsunuz? diyerek elindeki çorabı giydirmek isteyen evlâda, hocalar  engel olmaya çalışırlarken, koşa koşa gelen bir ihtiyar:

– Evlât, baban vefatından evvel sana verilmek üzere bana bir mektup bırakmıştı. Al hele, şunu bir oku bakalım, ne yazmış” der.

Orada hazır bulunanlar, merakla beklerken, evlât, mektubu yüksek sesle okumaya başlar:

– Oğlum!

Bunca mal-mülkün sahibi olan benim halimi görüyorsun ya? Burada bıraktığım bütün servetime mukabil, bir kirli çorap dahi giymeme müsaade etmiyorlar! Allah gecinden versin, bir gün sen de benim gibi olduğunda, sana da iki metre kefenden başkasını vermeyeceklerdir. Bana bak, ibret al. Sana bıraktığım servete mağrur olup da, dinini, diyanetini sakın unutma. Fakir fukarayı ihmal etme. Görüyorsun ki, ne kadar servet sahibi olursan ol, hepsi burada kalıyor, kirli bir çorap götürmeye dahi müsaade etmiyorlar!

Mektubu bu şekilde okuyup bitiren gencin, babasını defnettikten hemen sonra, servetin kendisine yetecek kadarını bir kenara ayırıp, geriye kalan ne kadar mal-mülk varsa hepsini din yolunda, Allah için sarfettiği rivâyet olunur...

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org