DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2014

BABASININ KATİLİNİ BİLMEDEN HİMAYESİNE ALDI

Milâdî 750 tarihinde faaliyete başlıyan Abbasiler, bir hamlede o güne kadar hüküm süren Emevî saltanatına son vererek, iktidarı ellerine geçirmişler, sonra da her ihtilâlde olduğu gibi, eski hanedan mensuplarının ileri gelenlerinden, yaptıklarının hesabını sormaya başlamışlardı.

Kan dökücü Abdullah diye meşhur olan Seffah’ın yargılamak etmek üzere arattığı eski hânedan mensupları arasında, Emevîlerden (Süleyman bin İbrahim) de vardı. Bu zât başına gelecek olanı kestirmekte güçlük çekmediği için, kaçıp Kûfe’ye gitmiş, orada yıkık bir evin harebesinde saklanırken, yoldan at üstünde etrafı kalabalık birinin geçtiğini görerek, koşup atının ayaklarına kapanmış:

– Ey Allah’ın aziz kulu, ben düşmanları peşine takılmış bir garibim! Canımı kurtarmak için iltica edecek bir âlicenap kapı arıyorum, ne olur benden ihsanınızı esirgemeyiniz, himayeniz altında burada kalayım, diye yalvarmış, alicenap zât da, buna:

– Bize iltica edenler himaye görürler. Biz mazlumun dostuyuz, diyerek, konağında misafir kalabileceğini ifade etmişti.

Ancak, aradan uzun bir müddet geçmesine rağmen, sabah erkenden atına binip telâşla konağından ayrılan bu zât, akşam üzüntü ve keder içinde geri dönerdi. Bu hâle dikkat eden (Süleyman bin İbrahim):

– Efendi! der. Allah’a çok şükür malınız, mülkünüz, dünyevî imkânlarınız tamamen yerindedir. Mutlu ve sevinçli olmamanız için bir sebeb yokken, akşamları eve dönünce yüzünüzde ciddî bir üzüntü görüyorum. Bunun sebebi nedir acaba?

Adam şöyle anlatır:

– Benim babam Kûfe’nin eşrafındandı. Emevilerin saltanatı zamanında Abdü’l-Melik’in torunlarından (Süleyman bin İbrahim), babamı haksız yere öldürttü. Şimdi sabahları çıkıp akşamlara kadar babamın katilini arıyorum; onun Kûfe’ye geldiği görüldüğü halde bir türlü bulamıyorum. Babamı haksız yere katledeni bulup intikamımı alamadığım için, duyduğum ızdırabım beni yakıp kavuruyor.

Bu cevap karşısında şaşıran (Süleyman bin İbrahim), babasını öldürdüğü adamın evine misafir olduğunu anlar. O gece sabaha kadar, vaktiyle işlediği cinayette ne kadar haksız olduğunun muhâsebesini yapar. Sabah olunca ilk işi, hane sahibinin huzuruna çıkmak olur ve şöyle konuşur:

– Ey Allah’ın mazlum kulu! Eline fırsat geçtiği gün astığı astık, kestiği kestik olan bir zâlim, işte karşınızda... Onu derhal babanıza yaptığının aynıyla cezalandırırsanız; hem siz intikamınızı alarak kalb huzuruna kavuşursunuz, hem de onu, bundan sonra bu kadar âlicenap bir evlâd yetiştiren bir babanın katili olduğu için duyacağı vicdan azabından kurtarmış olursunuz.

– Yani sen, babamın katili (Süleyman bin İbrahim) misin?..

– Ne yazık ki, evet!

Kûfe’nin bu asilzâdesi, babasının katilini uzun bir müddet, yukarıdan aşağıya süzdükten sonra, derince bir düşünceye dalar. Nihayet kararını verir:

– Kusurunu itiraf ederek karşımda boyun büküşün, benim beslemekte olduğum kin ve öfkemi bir anda söndürdü. Ne dersin? Ben seni şimdi bir kılına dokunmadan salıversem, bu cinâyetin yanına kalır mı? Yoksa babamın gittiği hakikat âleminde ikinizi de haklaştıracak âdil bir mahkemede yine hakkımız alınır mı?

– Elbette alınır!

– O halde, işte ben o mahkemenin vereceği âdil karara rıza göstererek, senin hakkındaki hükmü oraya havale ediyorum. Hemen burasını terkedebilirsin!

Fakat (Süleyman bin İbrahim), bir yere gidemeyeceğini, kendisinin müstahak olduğu cezaya çarptırılmasını ısrarla isterse de, bu âlicenap adam:

– Anlıyorum, gittiğin yerde barınacak paran yoktur. Al şu paraları da, gözümün önünden kaybol, yüz suyu dökmeden yaşa, diyerek bir miktar yol harçlığı ile baba katilini salar. Ne var ki, (Süleyman bin İbrahim) dedesi Abdü’l-Melik’in nüfûzuna istinaden işlediği cinâyetin verdiği vicdan azabı içinde, daha sonra hayata gözlerini yumarken, onun şöyle konuştuğunu duyarlar:

– Keşke cinâyetimin cezasını burada çekseydim! Gideceğim mahkemeyi yanıltmak mümkün değil!

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org