DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2178

HALKI ŞİRKE GÖTÜREN AĞACI KESMEK İSTEYİNCE...

Vaaz ve nasihattan mahrum bir köy halkı, gittikçe boğuldukları cehalet çamuru içinde çırpınıp dururken, köyün kenarındaki bir ulu ağaca çaputlar bağlayıp, boncuklar takarak göklere doğru uzanan bu selvi ağacından dertlerine deva, borçlarına eda ummaya başlarlar.

Evlenmeyen kızlar, çocukları olmayan gelinler, derdinden bir türlü kurtulamayan kronik hastalar hep bu ağaca koşarlar, bağladıkları rengarenk çaputları, kestikleri horozdan kurbanları ile dertlerinden kurtulup, muradlarına erecekleri inancına saplanırlar... Hatta bacasından duman eğri çıkan adam bile doğruca bu ağaca koşup rüzgârın istikametini değiştirmesini ister.

Köyün yaşlılarından biri, Resûlüllah, altında gölgelendi diye ashabın sık sık ziyaret ettiği bir ağacı Hazret-i Ömer’in kestiğini bir vaizden duyduğunu ifade ile bu hareketlerin dine aykırı olduğunu, ağacın insana ne fayda, ne de zararı dokunabileceğini anlatmak isterse de; kimsenin dinlememesi üzerine, baltayı eline alarak ağacı kesmek üzere yola çıkar.

Birden karşısında bilmediği, tanımadığı biri peyda olur:

– Vazgeç bundan, âlemi sen mi ıslah edeceksin? diye ağaç kesmeye giden zata engel olmak ister.

– Ben alemi ıslâh için değil, Allah rızası için keseceğim bu ağacı, derse de; meçhul adam ille de mâni olmak ister. Bu arada kucak kucağa birden kapışırlar ve baltalı olan zat, daha ilk hamlede hasmını yere yatırarak göğsüne çöker.

Meçhul adam, ağacı kesmezse her gün yastığının altına bir altın koyacağını söyleyerek, kendisini bir hamlede yere yatıran hasmını razı eder.

Ağacı kesmekten vazgeçen adam, her gün yastığının altında bir altın bularak sesini çıkarmaz. Bir müddet sonra altınlar gelmez olur. Yastığın, yatağın arasını ne kadar karıştırırsa da bir şey bulamaz, altınların kesilişine canı sıkılan adam tekrar baltayı kaptığı gibi ağacın yolunu tutar.

Yine aynı yerde, aynı meçhul şahısla karşılaşır. Keserdin kesemezdin derken kendine güvenen adam, meçhul şahsa bir hamle daha yapar, ama bu sefer kendini tüy kadar hafif hisseder. Daha evvel bir hamlede yıktığı adam bu defa bir çuval gibi onu yere rahatça yatırarak üzerine çıkar. Bu sefer yerdeki hayretler içinde sorar:

– Yahu geçen defa sen çok zayıf, ben ise seni bir hamlede yere yıkacak kadar kuvvetli idim, bu sefer nasıl oldu böyle?

Meçhul şahıs o zaman söyleyeceğini söyler:

– Geçen sefer sen bana hücum ederken Allah namına hücum ediyordun, halkın putperest olmasına sebeb olan ağacın kesilmesine engel olmak istediğimden dolayı beni yıkıyordun. Şimdi ise, evvelki gibi Allah namına değil, menfaatin namına hareket ediyorsun, her gün yatağının altına konan altınların niçin bugünlerde konmadığına kızarak hücum ediyorsun? Allah namına hareket eden adam kuvvetli olur, ama Allah namına imiş gibi gösterip, menfaati namına hareket eden asla öyle değil! O, şeytandan bile zayıf olur, işte ben şeytanım, seni bir hamlede samimiyetsizliğinden dolayı yıktım, diyerek ortadan kaybolur.

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org