DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 4897

Muharrem ayının özelliği,Aşure tatlısının güzelliği..

Aşure nedir, nereden kalmadır?

 

  Soru:  Aşure, tatlısı nedir,nereden  kalmıştır.Bugün bunu tekrar etmenin hikmeti ne olabilir?

     Cevap:Aşura tatlısı çeşitli tahıllar bir araya getirilerek yapılan  özel bir tatlı çeşididir.

   Rivayete göre Muharrem'in onunda Nuh aleyhisselamın gemisi sulardan kurtularak Cudi dağında karaya çıkmıştır. Bu kurtuluşun şükrü olsun için geminin ambarında kalan tahılları çıkarıp özel bir tatlı yaparak gemi sakinleri aralarında paylaşmışlardır. İşte bu tarihi olayı her yıl on muharremde bir daha hatırlamak niyetiyle aynı tatlı tekrar edilerek eş dost, konu komşu ile yeniden bir kaynaşma ve hediyeleşme vesilesi yapılmaktadır. Böylece hem komşular arasında sevgi ve saygının gelişmesine sebep olmakta hem de tarihte yaşanmış tufan hadisesi ve karaya çıkış olayının mesajı bir daha zihinlerde canlanmaktadır. Aşure tatlısı vesile olduğu bu özellik ve güzelliğinden dolayı asırlar boyu varlığını sürdürmüştür.

  Soru: On muharrem Aşure gününde oruç tutmak nedir, kaç gün oruç tutulmalıdır?

Cevap: Kısaca ifade edecek olursak diyebiliriz ki, on muharremde oruç tutan sevap alır, tutmayan da günaha girmez. Ayrıca oruç tutanlar tek oruçla kalırsa tek sevapla kalmış olur, yanına bir iki oruç daha ekleyerek tutarlarsa ekledikleri oruç kadar sevap almış olurlar.  Bu sebeple deniyor ki, Aşure gününde oruç tutacak olanlar Aşure orucunu tek bırakmayıp  önüne ve arkasına da  oruç ekleyerek tutarlarsa sevabı da ekledikleri oruç kadar çoğalmış olur elbette.

  Soru: Muharrem ayı neden hicri senenin birinci ayı seçilmiştir? Bunun hicretin bu ayda başlamasından başka hikmetleri de  olabilir mi?.

Cevap: Muharrem ayının hicri senenin birinci ayı olarak seçilmesine, ilk hicret kafilesinin bu ayda yola çıkması sebep olduğu gibi,ayrıca  tarih boyunca bu ayda yaşanmış  birçok kutsal olaylar da seçim sebebi olarak görülmüştür. Nitekim on Peygamberin kurtuluş mucizeleri on muharremde cereyan etmiştir. Adem aleyhisselamdan başlayarak birçok peygamberlerin zorlukları yenip düşmanlarından kurtulmaları gibi hayırlı ve uğurlu olaylar hep on muharremde yaşanmıştır. Bu sebeple de bu kutsal olaylar, yaşandığı zaman parçasını kutsal zaman dilimi haline getirmiş, muharrem ayını ve özellikle de onuncu gününü insanlığın sıcak ilgisine mahzar kılmıştır. Ayrıca ashabın ilk hicreti de bu ayda gerçekleşmiş, ilk muhacir kafilesi muharremde yola çıkmıştır. Peygamberimizin hicreti ise bundan bir ay sonra Rebiualevvel ayının başlarında gerçekleşmiştir. Tüm bu güzellikleri bünyesinde toplayan muharrem ayı bu sebeplerle Ramazan'dan sonra gelen en özel ve güzel bir ay olarak tarih boyunca ilgi odağı olmuştur.

Tabii ki sadece böyle sevindirici olaylara sahne olmakla kalmamış, on muharremde üzücü olaylar da cereyan etmiştir. Hazret-i Resulullah'ın aziz Ehl-i Beyti'nin yetmiş iki eşsiz büyüğü de on muharremde Kerbela'da şehid edilmiştir. Bu olay da on muharremi gönül yakıcı, vicdan sızlatıcı ıstırap günümüz haline dönüştürmüştür...

 Soru: On muharremde, bazılarının sırtlarını zincirlerle dövüp kanatmaları, bakanların korkacağı görüntüler meydana getirmeleri, dinin bir emri, İslam'ın bir icabı mıdır? Yoksa bunu yapanların kendi tercihlerimidir?...

Cevap: On muharremdeki zincirli dövünmeler dinin emri, İslam'ın icabı olamaz. Olmadığı içindir ki artık böyle dövünme ve çileye ortak olma görüntüleri de yavaş yavaş terk ediliyor, olayın üzüntü ve çilesi gönüllerde, zihinlerde yaşanmalı, düşüncesi kuvvet kazanıyor. Böylece de ürkülen çirkin görüntüler, artık şuurlu tefekküre yerini bırakıyor.

    İslam büyükleri Kerbela, Sıffın ve Cemel vak'ası gibi gönül yakıcı, vicdan sızlatıcı olayları enine boyuna bir daha deşeleyip te  zihinlerde yeniden bir kargaşa meydana getirmeyi uygun bulmamışlar, zalimlerin cezalarını aldığını, mazlumların da mükafatlarına  nail olduğunu ifade ile adaletin ahirette tecelli etmiş olduğunu hatırlatmışlar, bize duadan başka bir şey kalmamıştır demişlerdir. İlk müceddid Ömer bin Abdulaziz gibi büyük bir zat da bu konuda son sözünü şöyle söylemiştir: "Allah bizim elimizi o kanlı olaylardan temiz tuttu, biz de dilimizi temiz tutar, ileri geri konuşmaktan çekiniriz!.."

Yeni suçlular arar gibi bir gerginliğe sebep olmayız. 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org